LookItUp

able

İngilizce “able” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈeɪbəl/

able Türkçede: muktedir, yapabilir, serbest, izinli, yetenekli, becerikli

sıfat

YAPABİLMEA2

muktedir, yapabilir

Bir şeyi yapabilecek durumda olan.

Basit İngilizce açıklama: If you are this, you can do something.

  • I am able to swim.
  • Were you able to open the door?
  • He will be able to help tomorrow.

Nasıl kullanılır: be able to + verb (She is able to read French.)

Eş anlamlılar: capable

Zıt anlamlılar: unable

Sık kullanılan kalıplar: able to swim, able to help, able to come, able to lift

ENGEL OLMAMASIB1

serbest, izinli

İzin verildiği veya başka bir engel bulunmadığı için bir şeyi yapabilecek durumda olan.

Basit İngilizce açıklama: Free to do something because nothing stops you or prevents it.

  • You are able to leave now.
  • She was finally able to travel abroad.
  • Will we be able to speak freely?

Nasıl kullanılır: be able to + verb (After the meeting, you will be able to leave.)

Eş anlamlılar: free, permitted

Sık kullanılan kalıplar: able to leave, able to speak, able to travel

BECERİKLİC1

yetenekli, becerikli

Becerisi veya zekâsı sayesinde bir işi iyi yapabilen.

Basit İngilizce açıklama: Good at doing a job because of skill or intelligence.

  • She is an able teacher.
  • The company needs an able manager.
  • He proved an able leader during the crisis.

Eş anlamlılar: capable, competent, skilled

Zıt anlamlılar: incompetent

Sık kullanılan kalıplar: able teacher, able leader, able assistant

able kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler