LookItUp

acute

İngilizce “acute” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /əˈkjuːt/

acute Türkçede: keskin, şiddetli, dar, kısa süreli, akut aksan, tizleştirmek

sıfat

KESKİNLİK VE ŞİDDETC1

keskin, şiddetli

Duygu, farkındalık veya algılama yeteneği gibi şeyler için çok güçlü ya da keskin olan.

Basit İngilizce açıklama: Very strong or sharp, especially a feeling, awareness, or ability to notice things.

  • She felt acute embarrassment.
  • Dogs have an acute sense of smell.
  • His acute awareness of danger kept them safe.

Eş anlamlılar: keen, sharp, intense

Sık kullanılan kalıplar: acute sense, acute pain, acute embarrassment, acute awareness

DAR AÇIB1

dar

90 dereceden küçük açıya veya bütün açıları 90 dereceden küçük olan üçgene ilişkin.

Basit İngilizce açıklama: An angle smaller than 90 degrees; a triangle with three angles smaller than 90 degrees.

  • Draw an acute angle.
  • This triangle has three acute angles.
  • Is a forty-degree angle acute?

Eş anlamlılar: acute-angled

Zıt anlamlılar: obtuse

Sık kullanılan kalıplar: acute angle, acute triangle

KISA SÜRELİC2

kısa süreli

Yalnızca kısa bir süre devam eden.

Basit İngilizce açıklama: Lasting for only a short time.

  • It was an acute event.
  • An acute episode interrupted their otherwise quiet stay.
  • The disturbance was acute and soon passed.

Eş anlamlılar: brief, short-lived

Zıt anlamlılar: prolonged

Sık kullanılan kalıplar: acute event, acute episode

isim

AKSAN İŞARETİC2

akut aksan

Bazı dillerde harfin üzerine konan ´ işareti.

Basit İngilizce açıklama: The mark ´ placed above a letter in some languages.

  • Put an acute above the e.
  • The printed acute was barely visible.
  • Does this vowel need an acute?

Eş anlamlılar: acute accent

Sık kullanılan kalıplar: an acute, the acute

fiil

SESİ TİZLEŞTİRMEC2

tizleştirmek

Bir sesi veya konuşurken sesin bir bölümünü daha tiz hale getirmek.

Basit İngilizce açıklama: To make a sound or part of your voice higher in pitch.

  • He acuted the final syllable.
  • The speaker acutes her voice at each question.
  • Try not to acute the last vowel so strongly.

Eş anlamlılar: raise

Zıt anlamlılar: lower

Sık kullanılan kalıplar: acute a syllable, acute the voice

acute hakkında sık sorulanlar

acute ne demek?

“acute” Türkçede “keskin” demektir. Duygu, farkındalık veya algılama yeteneği gibi şeyler için çok güçlü ya da keskin olan.

acute Türkçesi nedir?

acute kelimesinin Türkçe çevirileri: keskin, şiddetli, dar, kısa süreli, akut aksan, tizleştirmek.

acute nasıl okunur?

/əˈkjuːt/ diye okunur.

acute cümle içinde nasıl kullanılır?

She felt acute embarrassment. Dogs have an acute sense of smell.

acute kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

acute ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler