bay
İngilizce “bay” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /beɪ/
bay Türkçede: koy, körfez, doru at, teşhir ünitesi, raf bölümü, havlayarak kovalamak
isim
koy, körfez
Kısmen karayla çevrili deniz alanı.
Basit İngilizce açıklama: An area of sea partly surrounded by land.
- Boats filled the bay.
- We swam across the small bay.
- Their house looks out over the bay.
doru at
Gövdesi kızıl kahverengi, bacaklarının altı, yelesi ve kuyruğu siyah olan at.
Basit İngilizce açıklama: A horse with a reddish brown body and black lower legs, mane, and tail.
- She rode a bay.
- The bay waited quietly in its stable.
- They bought two bays for the riding school.
teşhir ünitesi, raf bölümü
Mağazada ürünleri sergilemek için kullanılan raf bölümü veya büyük bir ünite.
Basit İngilizce açıklama: A section of shelves or a large unit used to display goods in a shop.
- This bay holds cleaning products.
- Staff filled the empty bay with new stock.
- The sale items are in the end bay.
fiil
havlayarak kovalamak
Bir hayvana havlayarak onu kovalamak, bazen kaçamayacağı bir yere sıkıştırmak.
Basit İngilizce açıklama: To bark at and chase an animal, sometimes forcing it into a corner.
- The hounds bayed the deer.
- Dogs bayed the bear beside the river.
- The pack continued to bay its quarry.
sıfat
doru
Özellikle atlarda, gövdesi kızıl kahverengi, yelesi ve kuyruğu siyah olan.
Basit İngilizce açıklama: Having a reddish brown body and a black mane and tail, especially a horse.
- She owns a bay horse.
- The bay mare stood beside the fence.
- Both foals have bay coats.
bay kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpbay ile kurulan ifadeler
- bay leaf: defne, defne yaprağı
- bay window: cumba
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語