blood
İngilizce “blood” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /blʌd/
blood Türkçede: kan, kan bağı, kan akrabalığı, kan akrabaları, aile, kana bulamak
isim
kan
Vücutta dolaşarak organlara oksijen ve besin taşıyan, genellikle kırmızı renkli sıvı.
Basit İngilizce açıklama: The usually red liquid that flows inside your body, carrying oxygen and food to its parts.
- There was blood on his shirt.
- She gives blood twice a year.
- The nurse took a blood sample from my arm.
kan bağı, kan akrabalığı
İnsanların doğum yoluyla ortak aile üyelerine sahip olmalarından kaynaklanan bağ.
Basit İngilizce açıklama: The connection between people who share family members through birth.
- They are related by blood.
- Blood ties do not always make a family close.
- He is my uncle by marriage, not by blood.
kan akrabaları, aile
Evlilik veya evlat edinmeyle değil, doğuştan bağlı olduğun aile üyeleri.
Basit İngilizce açıklama: The family you belong to through birth, rather than marriage or adoption.
- I cannot abandon my own blood.
- She treats him kindly because he is her blood.
- He chose to protect his blood despite their argument.
fiil
kana bulamak, kanla lekelemek
Bir şeyi insan veya hayvan kanıyla kaplamak ya da lekelemek.
Basit İngilizce açıklama: To cover or stain something with the red liquid from a person’s or animal’s body.
- The wound blooded his shirt.
- A deep cut had blooded her sleeve.
- The fighter's nose was blooded by the blow.
blood kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpblood ile kurulan ifadeler
- blood type: kan grubu
- blood pressure: kan basıncı, tansiyon
- blood vessel: kan damarı, damar
- blood sausage
- blood transfusion: kan nakli
- blood test: kan testi, kan tahlili
- blood plasma: kan plazması
- blood red: kan rengi, koyu kırmızı
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語