bring
İngilizce “bring” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /brɪŋ/
bring Türkçede: getirmek, katmak, sağlamak, zır
fiil
getirmek
Birini veya bir şeyi konuşan kişiye ya da sözü edilen yere taşımak veya götürmek.
Basit İngilizce açıklama: To carry or take someone or something to the person or place being talked about.
- Please bring your bag.
- She brought some food to my house.
- Can you bring your brother with you?
katmak, sağlamak
Bir duruma yararlı bir şey sağlamak veya bir özellik katmak.
Basit İngilizce açıklama: To supply something useful or add a quality to a situation.
- She brings fresh ideas to the team.
- His music brought joy to many people.
- What skills can you bring to this job?
ünlem
zır
Telefonun çalma sesini yazıyla taklit etmek için kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: A written imitation of the sound a telephone makes when it rings.
- Bring! The phone rang.
- Bring, bring! She reached for the receiver.
- Bring! Another call interrupted our dinner.
bring kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpbring ile kurulan ifadeler
- bring up: bahsetmek, gündeme getirmek
- bring about: yol açmak, neden olmak
- bring down: azaltmak, düşürmek
- bring in: içeri getirmek, içeri almak
- bring forth: ortaya çıkarmak, yaratmak
- bring on: yol açmak, neden olmak
- bring to light: ortaya çıkarmak, açığa çıkarmak
- bring forward: öne almak, erkene almak
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語