LookItUp

bring

İngilizce “bring” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /brɪŋ/

bring Türkçede: getirmek, katmak, sağlamak, zır

fiil

GETİRMEA1

getirmek

Birini veya bir şeyi konuşan kişiye ya da sözü edilen yere taşımak veya götürmek.

Basit İngilizce açıklama: To carry or take someone or something to the person or place being talked about.

  • Please bring your bag.
  • She brought some food to my house.
  • Can you bring your brother with you?

Nasıl kullanılır: bring something to someone/somewhere (Please bring your books to class.); bring someone something (Can you bring me some water?)

Zıt anlamlılar: take

Sık kullanılan kalıplar: bring something here, bring someone something, bring a friend, bring someone flowers

KATKIB1

katmak, sağlamak

Bir duruma yararlı bir şey sağlamak veya bir özellik katmak.

Basit İngilizce açıklama: To supply something useful or add a quality to a situation.

  • She brings fresh ideas to the team.
  • His music brought joy to many people.
  • What skills can you bring to this job?

Nasıl kullanılır: bring something to something (She brings valuable experience to the team.)

Eş anlamlılar: contribute, provide

Sık kullanılan kalıplar: bring fresh ideas, bring something to something, bring new energy

ünlem

TELEFON SESİC2

zır

Telefonun çalma sesini yazıyla taklit etmek için kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: A written imitation of the sound a telephone makes when it rings.

  • Bring! The phone rang.
  • Bring, bring! She reached for the receiver.
  • Bring! Another call interrupted our dinner.

Eş anlamlılar: ring, ring-a-ding

Sık kullanılan kalıplar: bring bring, bring went the phone

bring kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

bring ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler