LookItUp

clean

İngilizce “clean” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /kliːn/

clean Türkçede: temiz, çevre dostu, kurallara uygun, boş, yeni, sade

sıfat

KİRSİZA1

temiz

Üzerinde kir veya istenmeyen maddeler bulunmayan.

Basit İngilizce açıklama: Free from dirt or unwanted substances.

  • Your hands are clean.
  • Put on a clean shirt.
  • Are all the dishes clean now?

Eş anlamlılar: spotless

Zıt anlamlılar: dirty

Sık kullanılan kalıplar: clean hands, clean clothes, clean water, clean dishes

AZ KİRLİLİKB1

temiz, çevre dostu

Çevreyi az kirleten veya çevreye az zarar veren.

Basit İngilizce açıklama: Producing little pollution or causing little harm to the environment.

  • Wind provides clean energy.
  • The city wants more clean buses.
  • Can clean technology reduce air pollution?

Eş anlamlılar: nonpolluting

Zıt anlamlılar: polluting

Sık kullanılan kalıplar: clean energy, clean technology, clean fuel

KURALLARA UYGUNB2

kurallara uygun, temiz

Özellikle sporda, kurallara uyan ve adil davranan.

Basit İngilizce açıklama: Following the rules and behaving fairly, especially in a sport.

  • It was a clean game.
  • The referee judged it a clean tackle.
  • Both teams promised to keep the match clean.

Eş anlamlılar: fair

Zıt anlamlılar: dirty

Sık kullanılan kalıplar: clean game, clean tackle, clean fight

YENİ BAŞLANGIÇB1

boş, yeni, temiz

Üzerinde yazı veya iz bulunmayan ya da geçmiş sorunlardan arınmış, yeniden başlamaya uygun.

Basit İngilizce açıklama: Having no writing, marks, or past problems, so you can begin again.

  • Take a clean sheet of paper.
  • She moved away for a clean start.
  • Can we begin again with a clean slate?

Eş anlamlılar: fresh, blank

Sık kullanılan kalıplar: clean sheet, clean slate, clean start

SADE VE DÜZGÜNB2

sade, düzgün

Gereksiz parçaları olmayan, sade, düzenli ve düzgün biçimli.

Basit İngilizce açıklama: Simple, neat, and smoothly shaped, with no unnecessary parts.

  • The website has a clean design.
  • I like the clean lines of this chair.
  • The new layout looks clean and simple.

Eş anlamlılar: neat, uncluttered

Zıt anlamlılar: cluttered

Sık kullanılan kalıplar: clean design, clean lines, clean layout

isim

TEMİZLİKB1

temizlik

Bir şeyin kirinin giderildiği temizlik işlemi.

Basit İngilizce açıklama: An occasion when dirt is removed from something.

  • The kitchen needs a clean.
  • I gave the windows a thorough clean.
  • We spent Saturday doing a spring clean.

Eş anlamlılar: cleaning

Sık kullanılan kalıplar: a good clean, a thorough clean, a spring clean

fiil

KİRİ GİDERMEKA1

temizlemek

Bir yerin veya eşyanın kirini çıkarmak.

Basit İngilizce açıklama: To remove dirt from a place or object.

  • Please clean the table.
  • She cleaned her glasses with a soft cloth.
  • Have you cleaned the bathroom yet?

Nasıl kullanılır: clean something with something (Clean the table with a damp cloth.)

Eş anlamlılar: wash, scrub

Zıt anlamlılar: dirty

Sık kullanılan kalıplar: clean the floor, clean a window, clean with something, clean the house

TOPARLAMAKA2

toparlamak, düzenlemek

Eşyaları yerlerine koyarak bir yeri düzenli hale getirmek.

Basit İngilizce açıklama: To put things in their proper places and make a place neat.

  • Clean your room before dinner.
  • He cleaned his desk and put the books away.
  • We cleaned the house before our guests arrived.

Eş anlamlılar: tidy, tidy up

Zıt anlamlılar: mess up

Sık kullanılan kalıplar: clean your room, clean up, clean the house

clean kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

clean ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler