cram
İngilizce “cram” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /kræm/
Diğer biçimleri: crammed
cram Türkçede: sınava çalışmak, tıkıştırmak, sıkıştırmak, tıka basa yedirmek, tıka basa yemek
fiil
sınava çalışmak
Sınavdan kısa süre önce, çok şey öğrenmek için yoğun biçimde çalışmak.
Basit İngilizce açıklama: To study very hard shortly before a test, trying to learn a lot quickly.
- I need to cram tonight.
- She crammed for her final exam.
- Are you still cramming for tomorrow’s test?
tıkıştırmak, sıkıştırmak
Eşyaları veya insanları, sığmayacakları kadar dar bir yere zorlayarak sokmak.
Basit İngilizce açıklama: To push things or people into a space that is too small for them.
- Don’t cram everything into one bag.
- We crammed into the last train.
- He was cramming books onto a narrow shelf.
tıka basa yedirmek, tıka basa yemek
Kendisine veya başkasına ihtiyacından fazla yemek yedirmek.
Basit İngilizce açıklama: To fill yourself or someone else with more food than is needed.
- He crammed himself with cake.
- Don’t cram yourself with biscuits before dinner.
- She had crammed the children with food before their journey.
cram hakkında sık sorulanlar
cram ne demek?
“cram” Türkçede “sınava çalışmak” demektir. Sınavdan kısa süre önce, çok şey öğrenmek için yoğun biçimde çalışmak.
cram Türkçesi nedir?
cram kelimesinin Türkçe çevirileri: sınava çalışmak, tıkıştırmak, sıkıştırmak, tıka basa yedirmek, tıka basa yemek.
cram nasıl okunur?
/kræm/ diye okunur.
cram cümle içinde nasıl kullanılır?
I need to cram tonight. She crammed for her final exam.
cram kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語