LookItUp

criminal

İngilizce “criminal” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈkrɪmənəl/ · İngiltere /ˈkrɪmɪnəl/

criminal Türkçede: suçla ilgili, cezai, rezalet, kabul edilemez, suçlu

sıfat

SUÇLA İLGİLİB1

suçla ilgili, cezai

Suçla veya suçları ele alan yasalar ve cezalarla bağlantılı.

Basit İngilizce açıklama: Connected with crime or the laws and punishments dealing with it.

  • He has a criminal record.
  • The police began a criminal investigation.
  • She faces criminal charges for stealing public money.

Sık kullanılan kalıplar: criminal law, criminal record, criminal investigation

KABUL EDİLEMEZC1

rezalet, kabul edilemez

Çok kötü veya yanlış olduğu için ağır eleştiriyi hak eden.

Basit İngilizce açıklama: So bad or wrong that it deserves strong criticism.

  • Throwing away this food is criminal.
  • The building’s condition shows criminal neglect.
  • Spending that much on decorations seems positively criminal.

Eş anlamlılar: outrageous, shameful, appalling

Sık kullanılan kalıplar: criminal waste, criminal neglect, positively criminal

isim

SUÇ İŞLEYENB1

suçlu

Yasaların suç saydığı bir eylemi yapmış kişi.

Basit İngilizce açıklama: A person who has broken the law by doing something that is a crime.

  • The police caught the criminal.
  • Several criminals escaped from prison last night.
  • Was he treated like a criminal?

Eş anlamlılar: lawbreaker, offender

Sık kullanılan kalıplar: dangerous criminal, convicted criminal, catch a criminal, violent criminal

criminal kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

criminal ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler