LookItUp

delinquent

İngilizce “delinquent” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /dɪˈlɪŋkwənt/

delinquent Türkçede: vadesi geçmiş, ödenmemiş, ihmalkâr, suça eğilimli, ödemesi gecikmiş, borcunu ödemeyen

sıfat

VADESİ GEÇMİŞC1

vadesi geçmiş, ödenmemiş

Ödeme tarihi geçtiği hâlde ödenmemiş olan borç veya ödeme.

Basit İngilizce açıklama: Not paid by the date when payment was required.

  • The payment is delinquent.
  • The city is trying to collect delinquent taxes.
  • Interest continues to grow on these delinquent debts.

Eş anlamlılar: overdue, unpaid

Sık kullanılan kalıplar: delinquent payment, delinquent taxes, delinquent loan

GÖREV İHMALİC1

ihmalkâr, suça eğilimli

Görevini yerine getirmeyen ya da kuralları veya kanunları çiğneyen davranışlar gösteren.

Basit İngilizce açıklama: Failing to carry out a duty or behaving in a way that breaks rules or laws.

  • They reported his delinquent behaviour.
  • The officer was delinquent in his duties.
  • The programme helps teenagers avoid delinquent conduct.

Nasıl kullanılır: delinquent in something (The officer was delinquent in his duties.)

Eş anlamlılar: neglectful, irresponsible, lawbreaking

Zıt anlamlılar: responsible

Sık kullanılan kalıplar: delinquent behaviour, juvenile delinquent behaviour, delinquent in something

ÖDEMEYİ GECİKTİRENC1

ödemesi gecikmiş, borcunu ödemeyen

Borcunu ödemesi gereken tarihe kadar ödemeyen.

Basit İngilizce açıklama: Failing to pay money that you owe by the required date.

  • The borrower is delinquent.
  • Several customers became delinquent on their loans.
  • She was delinquent in paying her taxes.

Nasıl kullanılır: delinquent on something (He is delinquent on his mortgage.); delinquent in doing something (The borrower was delinquent in making payments.)

Eş anlamlılar: defaulting

Sık kullanılan kalıplar: delinquent borrower, delinquent on something

isim

KURALLARI ÇİĞNEYEN KİŞİC1

suçlu, suça sürüklenen çocuk

Kuralları veya kanunları çiğneyen, genellikle genç kişi.

Basit İngilizce açıklama: A person, often young, who breaks rules or laws.

  • The police arrested a young delinquent.
  • The centre offers training to juvenile delinquents.
  • He was treated as a delinquent after repeatedly stealing.

Eş anlamlılar: offender, lawbreaker

Sık kullanılan kalıplar: juvenile delinquent, young delinquent

BORCUNU ÖDEMEYENC2

borcunu ödemeyen

Borcunu zamanında ödememiş kişi.

Basit İngilizce açıklama: A person who has failed to pay money they owe on time.

  • The bank contacted each delinquent.
  • Tax delinquents received warning letters.
  • The lender offered delinquents a new repayment plan.

Eş anlamlılar: defaulter

Sık kullanılan kalıplar: tax delinquent, loan delinquent

delinquent hakkında sık sorulanlar

delinquent ne demek?

“delinquent” Türkçede “vadesi geçmiş” demektir. Ödeme tarihi geçtiği hâlde ödenmemiş olan borç veya ödeme.

delinquent Türkçesi nedir?

delinquent kelimesinin Türkçe çevirileri: vadesi geçmiş, ödenmemiş, ihmalkâr, suça eğilimli, ödemesi gecikmiş, borcunu ödemeyen.

delinquent nasıl okunur?

/dɪˈlɪŋkwənt/ diye okunur.

delinquent cümle içinde nasıl kullanılır?

The payment is delinquent. The city is trying to collect delinquent taxes.

delinquent kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler