LookItUp

dig

İngilizce “dig” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /dɪɡ/

Diğer biçimleri: digs, digging, dug

dig Türkçede: kazmak, kazarak çıkarmak, karıştırmak, aramak, ortaya çıkarmak, deşmek

fiil

KAZMAA2

kazmak

Toprağı veya başka bir malzemeyi aletle ya da elle kaldırarak çukur açmak.

Basit İngilizce açıklama: To make a hole by removing earth or other material with a tool or your hands.

  • Let us dig a hole.
  • They dug a trench behind the house.
  • The dog is digging in the garden.

Nasıl kullanılır: dig something in something (We dug a hole in the sand.)

Eş anlamlılar: excavate

Zıt anlamlılar: fill

Sık kullanılan kalıplar: dig a hole, dig a trench, dig in soil

TOPRAKTAN ÇIKARMAB1

kazarak çıkarmak

Bir şeyin çevresindeki toprağı kazarak onu yer altından çıkarmak.

Basit İngilizce açıklama: To remove something from the ground by moving the earth around it.

  • We dig potatoes in autumn.
  • They dug up a box of coins.
  • She is digging onions for dinner.

Nasıl kullanılır: dig something up (We dug the old roots up yesterday.)

Eş anlamlılar: unearth

Zıt anlamlılar: bury

Sık kullanılan kalıplar: dig up potatoes, dig up something, dig for gold

KARIŞTIRARAK ARAMAB2

karıştırmak, aramak

Bir şeyin içindekileri, çoğu zaman elle yerlerini değiştirerek aramak.

Basit İngilizce açıklama: To search inside something, often by moving things around with your hands.

  • I dug in my bag for a pen.
  • She was digging through a pile of papers.
  • Can you dig through that drawer for the receipt?

Nasıl kullanılır: dig through something for something (She dug through her bag for her keys.); dig in something for something (He dug in his pocket for a coin.)

Eş anlamlılar: rummage, search

Sık kullanılan kalıplar: dig through something, dig for something, dig in something

GİZLİ GERÇEKLERB2

ortaya çıkarmak, deşmek

Birinin itibarını zedeleyebilecek gizli bilgileri araştırıp ortaya çıkarmak.

Basit İngilizce açıklama: To discover hidden facts about someone that may damage their reputation.

  • They tried to dig up dirt on her.
  • Reporters dug up embarrassing details about his past.
  • Will the investigation dig up more secrets?

Nasıl kullanılır: dig up dirt on someone (The reporter dug up dirt on the mayor.)

Eş anlamlılar: uncover, unearth

Sık kullanılan kalıplar: dig up dirt, dig up secrets, dig into something

KENDİNİ ZORA SOKMAB2

başını derde sokmak

Kendi davranışlarıyla içinden çıkılması zor sorunlar yaratmak.

Basit İngilizce açıklama: If you make a hole for yourself with your actions, you create problems that are hard to escape.

  • Do not dig yourself into a hole.
  • She dug herself a deeper hole with another excuse.
  • He keeps digging himself into trouble by making promises.

Nasıl kullanılır: dig yourself a hole (He dug himself a hole by lying to his boss.); dig yourself into a hole (Every excuse digs you further into a hole.)

Sık kullanılan kalıplar: dig a hole, dig yourself deeper

BEĞENMEB2

beğenmek, hoşlanmak

Birini veya bir şeyi beğenmek, ondan hoşlanmak.

Basit İngilizce açıklama: To like or enjoy someone or something.

  • I dig your new jacket.
  • She really digs this band.
  • Do you dig the new sound?

Eş anlamlılar: like, enjoy

Zıt anlamlılar: dislike

Sık kullanılan kalıplar: dig your style, dig this music, really dig something

isim

İĞNELEMEC1

iğneleme, laf sokma

Birini dolaylı yoldan veya alay ederek eleştiren kısa söz.

Basit İngilizce açıklama: A short comment that criticizes someone, often in an indirect or teasing way.

  • That was a dig at me.
  • She could not resist a sly dig at his cooking.
  • His speech included several digs at his rivals.

Nasıl kullanılır: a dig at someone/something (His joke was a dig at the management.)

Eş anlamlılar: jibe, barb

Sık kullanılan kalıplar: dig at someone, a sly dig, a personal dig

KAZI ALANIB2

kazı alanı

Eski eşyaları veya kemikleri bulmak gibi amaçlarla toprağın kazıldığı yer.

Basit İngilizce açıklama: A place where people remove earth, often to find old objects or bones.

  • They found pottery at the dig.
  • Students are working on a dig near the river.
  • The dig uncovered the walls of an ancient house.

Eş anlamlılar: excavation site

Sık kullanılan kalıplar: archaeological dig, a dig site, work on a dig

dig hakkında sık sorulanlar

dig ne demek?

“dig” Türkçede “kazmak” demektir. Toprağı veya başka bir malzemeyi aletle ya da elle kaldırarak çukur açmak.

dig Türkçesi nedir?

dig kelimesinin Türkçe çevirileri: kazmak, kazarak çıkarmak, karıştırmak, aramak, ortaya çıkarmak, deşmek.

dug ne demek?

“dug”, “dig” fiilinin hem 2. hem 3. hâlidir. “dig” Türkçede “kazmak” demektir.

dig nasıl okunur?

/dɪɡ/ diye okunur.

dig cümle içinde nasıl kullanılır?

Let us dig a hole. They dug a trench behind the house.

dig kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

dig ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler