ding
İngilizce “ding” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /dɪŋ/
Diğer biçimleri: dang, dung
ding Türkçede: çınlama, zil sesi, küçük göçük, ret, küp doğranmış et, ceza kesmek
isim
çınlama, zil sesi
Küçük bir zilin çalmasına benzeyen kısa, ince ve net ses.
Basit İngilizce açıklama: A short, clear, high sound like a small bell ringing.
- We heard a ding.
- The elevator announced its arrival with a ding.
- A little ding tells you the food is ready.
küçük göçük
Bir darbe yüzünden yüzeyde oluşan küçük hasarlı yer veya çöküntü.
Basit İngilizce açıklama: A small damaged spot on a surface, caused by a hit.
- The door has a small ding.
- I found two dings on my bicycle.
- Can you repair this ding in the bumper?
ret
Özellikle iş veya okul başvurusunda bir kişinin kabul edilmemesi.
Basit İngilizce açıklama: A refusal to accept someone, especially for a job or a place at a school.
- I got a ding from that college.
- Another ding arrived after my job interview.
- She received three dings before a school accepted her.
küp doğranmış et
Amerika’da sunulan bazı Çin yemeklerinde kullanılan, küçük küpler halinde doğranmış et.
Basit İngilizce açıklama: Meat cut into small pieces, used in some Chinese dishes served in America.
- We ordered chicken ding.
- The shrimp ding came with rice.
- This restaurant serves almond chicken ding with vegetables.
fiil
ceza kesmek
Bir hata veya kural nedeniyle birinin puanını düşürmek ya da ona para cezası vermek.
Basit İngilizce açıklama: To take away points or charge someone money because of a mistake or a rule.
- They dinged me five dollars.
- The teacher dinged him for poor spelling.
- Will the bank ding us again for paying late?
reddetmek, işten çıkarmak
Birini kabul etmemek veya işine son vermek.
Basit İngilizce açıklama: To refuse to accept someone or to make them leave their job.
- The college dinged my application.
- His employer dinged him after repeated mistakes.
- Two schools dinged her, but the third offered her a place.
vurmak
Birine veya bir şeye vurmak.
Basit İngilizce açıklama: To hit someone or something.
- He dinged the metal with a hammer.
- A falling stone dinged him on the head.
- She raised her stick to ding the wooden post.
fırlatmak
Bir şeyi büyük bir güçle fırlatmak.
Basit İngilizce açıklama: To throw something with great force.
- He dinged the stone to the ground.
- She dinged the cup against the wall in anger.
- The boy threatened to ding the rock into the river.
ding hakkında sık sorulanlar
ding ne demek?
“ding” Türkçede “çınlama” demektir. Küçük bir zilin çalmasına benzeyen kısa, ince ve net ses.
ding Türkçesi nedir?
ding kelimesinin Türkçe çevirileri: çınlama, zil sesi, küçük göçük, ret, küp doğranmış et, ceza kesmek.
ding nasıl okunur?
/dɪŋ/ diye okunur.
ding cümle içinde nasıl kullanılır?
We heard a ding. The elevator announced its arrival with a ding.
ding kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpding ile kurulan ifadeler
- ding dong
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語