LookItUp

dismiss

İngilizce “dismiss” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /dɪsˈmɪs/

Diğer biçimleri: dismisses, dismissing, dismissed

dismiss Türkçede: reddetmek, işten çıkarmak, önemsememek, ciddiye almamak, göndermek, gitmesine izin vermek

fiil

REDDETMEB2

reddetmek

Bir talebi, iddiayı veya davayı kabul etmemek.

Basit İngilizce açıklama: To refuse to accept a request, claim, or legal case.

  • The judge dismissed the case.
  • The court dismissed their appeal yesterday.
  • Her request was dismissed without explanation.

Eş anlamlılar: reject, throw out

Zıt anlamlılar: accept

Sık kullanılan kalıplar: dismiss a case, dismiss an appeal, dismiss a claim

İŞTEN ÇIKARMAB2

işten çıkarmak

Birinin işine resmen son vermek.

Basit İngilizce açıklama: To officially make someone leave their job.

  • The company dismissed him.
  • She was dismissed for stealing money.
  • Can an employer dismiss someone without notice?

Nasıl kullanılır: dismiss someone from something (They dismissed him from his job.); dismiss someone for something (She was dismissed for misconduct.)

Eş anlamlılar: fire, sack, discharge

Zıt anlamlılar: hire

Sık kullanılan kalıplar: dismiss an employee, dismiss someone from work

CİDDİYE ALMAMAC1

önemsememek, ciddiye almamak

Bir şeyi ilgilenmeye değmeyecek kadar önemsiz veya mantıksız bulmak.

Basit İngilizce açıklama: To treat something as too unimportant or unreasonable to deserve attention.

  • Do not dismiss her feelings.
  • He dismissed our concerns as silly.
  • They dismissed the criticism without considering it.

Nasıl kullanılır: dismiss something as something (She dismissed the story as nonsense.)

Eş anlamlılar: disregard, brush aside

Sık kullanılan kalıplar: dismiss someone’s concerns, dismiss something as nonsense

AYRILMA BİLDİRİMİB2

göndermek, gitmesine izin vermek

Bir kişiye veya gruba gidebileceğini ya da gitmesi gerektiğini söylemek.

Basit İngilizce açıklama: To tell someone or a group that they can or must leave.

  • The teacher dismissed the class.
  • The soldiers were dismissed after the parade.
  • He dismissed his visitors and closed the door.

Eş anlamlılar: send away, release

Sık kullanılan kalıplar: dismiss the class, dismiss the soldiers

AKLINDAN ÇIKARMAC1

aklından çıkarmak, bir kenara bırakmak

Bir düşünceyi, endişeyi veya olasılığı artık düşünmemek üzere zihninden uzaklaştırmak.

Basit İngilizce açıklama: To stop thinking about a thought, worry, or possibility.

  • She dismissed the thought.
  • He tried to dismiss his worries and sleep.
  • I could not dismiss the possibility of failure.

Nasıl kullanılır: dismiss something from your mind (She dismissed the memory from her mind.)

Eş anlamlılar: put aside, banish

Sık kullanılan kalıplar: dismiss a thought, dismiss something from memory

OYUNDAN ATMAC1

oyundan atmak

Kuralları çiğneyen bir oyuncuyu sahadan çıkarmak.

Basit İngilizce açıklama: To make a player leave the field after breaking the rules.

  • The referee dismissed the player.
  • He was dismissed after a dangerous tackle.
  • Two players were dismissed before halftime.

Nasıl kullanılır: dismiss someone for something (The referee dismissed him for violent conduct.)

Eş anlamlılar: send off

Sık kullanılan kalıplar: dismiss a player, dismiss someone for fouling

dismiss hakkında sık sorulanlar

dismiss ne demek?

“dismiss” Türkçede “reddetmek” demektir. Bir talebi, iddiayı veya davayı kabul etmemek.

dismiss Türkçesi nedir?

dismiss kelimesinin Türkçe çevirileri: reddetmek, işten çıkarmak, önemsememek, ciddiye almamak, göndermek, gitmesine izin vermek.

dismiss nasıl okunur?

/dɪsˈmɪs/ diye okunur.

dismiss cümle içinde nasıl kullanılır?

The judge dismissed the case. The court dismissed their appeal yesterday.

dismiss kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler