LookItUp

draw on

İngilizce “draw on” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌdrɔ ˈɑn/ · İngiltere /ˌdrɔː ˈɒn/

draw on Türkçede: yararlanmak, faydalanmak, üzerine çizmek, ilerlemek, geçmek, yaklaşmak

fiil

KAYNAKTAN YARARLANMAB2

yararlanmak, faydalanmak

Bir işi yaparken sahip olduğun bilgi, deneyim, para veya başka kaynaklardan yararlanmak.

Basit İngilizce açıklama: To use knowledge, experience, money, or other things you have to help you do something.

  • You can draw on my experience.
  • We drew on our savings to pay the bills.
  • Her latest book draws on years of research.

Nasıl kullanılır: draw on something (The writer draws on memories of her childhood.)

Eş anlamlılar: use, make use of, rely on

Sık kullanılan kalıplar: draw on experience, draw on savings, draw on something

YÜZEYE ÇİZİMA1

üzerine çizmek

Bir yüzeye kalemle resim veya çizgiler çizmek.

Basit İngilizce açıklama: To make a picture or marks with a pen or pencil on a surface.

  • Draw on this paper.
  • The children drew on the wall with crayons.
  • Can I draw on the board?

Nasıl kullanılır: draw on something (You can draw on this sheet of paper.)

Eş anlamlılar: sketch on

Sık kullanılan kalıplar: draw on paper, draw on walls, draw on something

ZAMANIN GEÇMESİC1

ilerlemek, geçmek

Bir zaman diliminin geçmesi veya ilerlemesi.

Basit İngilizce açıklama: If a period of time does this, it passes or continues.

  • The day drew on slowly.
  • As the night drew on, the streets grew quiet.
  • We became more worried as the hours drew on.

Nasıl kullanılır: as something draws on (As the afternoon drew on, everyone grew tired.)

Eş anlamlılar: pass, progress, wear on

Sık kullanılan kalıplar: draw on slowly, draw on into evening

ZAMANIN YAKLAŞMASIC1

yaklaşmak

Bir olayın veya belirli bir zamanın giderek yaklaşması.

Basit İngilizce açıklama: If an event or time does this, it gets closer.

  • Evening was drawing on.
  • Winter drew on, and we gathered more wood.
  • As dusk draws on, the birds return to their nests.

Eş anlamlılar: approach, draw near

Sık kullanılan kalıplar: draw on steadily, draw on inexorably

ÇEKEREK GİYMEC2

çekerek giymek, giymek

Bir giysiyi çekip yerine oturtarak üzerine giymek.

Basit İngilizce açıklama: To put a piece of clothing on your body by pulling it into place.

  • He drew on his boots.
  • She drew on warm stockings before the walk.
  • Draw your gloves on; the wind is bitter.

Nasıl kullanılır: draw something on (She drew her gloves on before leaving.)

Eş anlamlılar: put on, pull on

Zıt anlamlılar: take off

Sık kullanılan kalıplar: draw on gloves, draw on boots, draw on stockings

ATEŞ ETMEC2

ateş etmek

Bir kişiye, hayvana veya hedefe silahla ateş etmek.

Basit İngilizce açıklama: To fire a gun at a person, animal, or target.

  • The hunter drew on the bird.
  • He drew on the target and missed.
  • She drew on the fleeing deer with her rifle.

Nasıl kullanılır: draw on someone/something (The hunter drew on the bird as it flew past.)

Eş anlamlılar: fire at, shoot at

Sık kullanılan kalıplar: draw on something, draw on a bird

draw on hakkında sık sorulanlar

draw on ne demek?

“draw on” Türkçede “yararlanmak” demektir. Bir işi yaparken sahip olduğun bilgi, deneyim, para veya başka kaynaklardan yararlanmak.

draw on Türkçesi nedir?

draw on kelimesinin Türkçe çevirileri: yararlanmak, faydalanmak, üzerine çizmek, ilerlemek, geçmek, yaklaşmak.

draw on nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˌdrɔ ˈɑn/, İngiliz İngilizcesinde /ˌdrɔː ˈɒn/ diye okunur.

draw on cümle içinde nasıl kullanılır?

You can draw on my experience. We drew on our savings to pay the bills.

draw on kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler