LookItUp

drill

İngilizce “drill” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /drɪl/

Diğer biçimleri: drills, drilled

drill Türkçede: delmek, matkapla delmek, kafasına sokmak, tekrarlatarak öğretmek, talim yaptırmak, eğitmek

fiil

DELİK AÇMAB1

delmek, matkapla delmek

Hızla dönen keskin uçlu bir aletle delik açmak.

Basit İngilizce açıklama: To make a hole using a tool with a sharp part that turns quickly.

  • Drill two holes here.
  • She drilled through the wooden board.
  • The dentist will drill into the damaged tooth.

Nasıl kullanılır: drill a hole in something (We drilled a hole in the wall.); drill into/through something (The workers drilled through the concrete.)

Eş anlamlılar: bore

Sık kullanılan kalıplar: drill a hole, drill into something, drill through something

TEKRARLA ÖĞRETMEB2

kafasına sokmak, tekrarlatarak öğretmek

Bir bilgiyi tekrar tekrar çalıştırarak birine iyice öğretmek.

Basit İngilizce açıklama: To make someone learn information by repeating it many times.

  • Teachers drill basic facts into their pupils.
  • My father drilled road safety into me.
  • She drilled those dates into our heads before the exam.

Nasıl kullanılır: drill something into someone/someone's head (Our teacher drilled the spelling rules into us.)

Eş anlamlılar: instill, hammer home

Sık kullanılan kalıplar: drill something into someone, drill into someone, drill home something

TALİM YAPTIRMAB2

talim yaptırmak, eğitmek

İnsanlara hareket veya alıştırmaları tekrarlatarak eğitim vermek; özellikle askerleri bu şekilde eğitmek.

Basit İngilizce açıklama: To train people by making them repeat movements or exercises, especially military ones.

  • The sergeant drills the troops.
  • Our coach drilled us in basic footwork.
  • She drilled the new recruits for an hour.

Nasıl kullanılır: drill someone in something (The sergeant drilled the recruits in marching.); drill someone on something (The coach drilled us on defensive moves.)

Eş anlamlılar: train, coach

Sık kullanılan kalıplar: drill the troops, drill someone in something, drill the team

TALİM YAPMAB2

talim yapmak, alıştırma yapmak

Özellikle askerî eğitimde, hareketleri veya işleri tekrar tekrar çalışmak.

Basit İngilizce açıklama: To practice movements or actions repeatedly, especially as part of military training.

  • The soldiers drill every morning.
  • We drilled until everyone knew the routine.
  • The recruits are drilling in the yard.

Nasıl kullanılır: drill on something (The recruits drilled on basic movements all morning.)

Eş anlamlılar: practice, train, rehearse

Sık kullanılan kalıplar: drill daily, drill together, drill on something

isim

DELME ALETİB1

matkap

Dönen keskin ucuyla delik açan alet veya makine.

Basit İngilizce açıklama: A tool or machine with a turning sharp part, used to make holes.

  • I need a drill for this job.
  • Her cordless drill has a flat battery.
  • We used two drills to make the holes.

Sık kullanılan kalıplar: electric drill, drill bit, cordless drill

MOTORLU ALETB1

matkap

Takılan ucu döndürerek delik açan veya yüzey temizleyen aletin motorlu gövdesi.

Basit İngilizce açıklama: The powered part of a tool that turns an attached piece to make holes or clean surfaces.

  • This drill needs a new battery.
  • She attached a wire brush to the drill.
  • Does your drill have a variable speed setting?

Sık kullanılan kalıplar: cordless drill, electric drill, drill motor

TATBİKATB1

tatbikat, talim, alıştırma

Gerçek bir duruma hazırlanmak veya bir beceriyi geliştirmek için yapılan alıştırma.

Basit İngilizce açıklama: An exercise that prepares people for a real situation or helps them improve a skill.

  • We had a fire drill today.
  • The soldiers completed their morning drills.
  • This emergency drill prepares staff for an earthquake.

Eş anlamlılar: exercise, practice, rehearsal

Sık kullanılan kalıplar: fire drill, emergency drill, military drill

ANTRENMAN ALIŞTIRMASIB2

antrenman alıştırması

Sporda belirli bir beceriyi geliştirmek için tekrarlanan kısa alıştırma.

Basit İngilizce açıklama: A short exercise repeated during sports practice to improve a particular skill.

  • The coach showed us a passing drill.
  • We repeated the drill until everyone understood it.
  • These drills help young players control the ball.

Eş anlamlılar: training exercise, practice exercise

Sık kullanılan kalıplar: passing drill, shooting drill, training drill

drill hakkında sık sorulanlar

drill ne demek?

“drill” Türkçede “delmek” demektir. Hızla dönen keskin uçlu bir aletle delik açmak.

drill Türkçesi nedir?

drill kelimesinin Türkçe çevirileri: delmek, matkapla delmek, kafasına sokmak, tekrarlatarak öğretmek, talim yaptırmak, eğitmek.

drill nasıl okunur?

/drɪl/ diye okunur.

drill cümle içinde nasıl kullanılır?

Drill two holes here. She drilled through the wooden board.

drill kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

drill ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler