LookItUp

dry

İngilizce “dry” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /draɪ/

dry Türkçede: kuru, susuz, kuru yer, yağmur almayan yer, kurutma, kurumak

sıfat

NEMSİZA1

kuru

Üzerinde veya içinde su ya da başka sıvı bulunmayan.

Basit İngilizce açıklama: Without water or other liquid on or in it.

  • My clothes are dry now.
  • The soil stayed dry all summer.
  • Keep the bread covered so it does not become dry.

Zıt anlamlılar: wet, moist

Sık kullanılan kalıplar: dry clothes, dry skin, keep something dry, a dry towel

SU İÇERMEYENC2

susuz

Başka bir sıvı bulunsa bile içinde su olmayan.

Basit İngilizce açıklama: Containing no water, even if another liquid is present.

  • The reaction requires dry alcohol.
  • Keep the dry solvent in a sealed bottle.
  • Water in the sample means it is no longer dry.

Eş anlamlılar: anhydrous, water-free

Sık kullanılan kalıplar: dry alcohol, dry solvent, dry ethanol

isim

YAĞMURDAN KORUNAKC1

kuru yer, yağmur almayan yer

Yağmurun size ulaşmadığı veya az yağmur alan yer.

Basit İngilizce açıklama: A place where rain cannot reach you, or where there is little rain.

  • Come and sit in the dry.
  • We moved into the dry when the rain started.
  • The porch kept our bags in the dry.

Eş anlamlılar: shelter

Sık kullanılan kalıplar: in the dry, into the dry

KURUTMA İŞLEMİC1

kurutma

Bir şeyin suyunun, çoğunlukla makine kullanılarak giderildiği işlem.

Basit İngilizce açıklama: An occasion when water is removed from something, often using a machine.

  • These towels need another dry.
  • Give the clothes a quick dry before packing them.
  • The wash and dry took two hours.

Eş anlamlılar: drying

Sık kullanılan kalıplar: another dry, a quick dry, wash and dry

fiil

KURUMAA2

kurumak, kurutmak

Islaklığını kaybetmek veya bir şeyin ıslaklığını gidermek.

Basit İngilizce açıklama: To become less wet, or make something less wet.

  • Leave the clothes to dry.
  • The paint dried overnight.
  • Can you dry my hair?

Eş anlamlılar: dehydrate, desiccate

Zıt anlamlılar: wet, moisten

Sık kullanılan kalıplar: dry your hands, dry in sunlight, dry something naturally, dry your eyes

TAMAMEN TÜKETMEC2

tüketmek, kurutmak

Bir kaynağı veya eldeki miktarı hiçbir şey kalmayacak şekilde tüketmek.

Basit İngilizce açıklama: To use up a supply completely so that nothing remains.

  • The drought dried the well.
  • Months of heat dried the village's water supply.
  • Heavy pumping had dried every nearby spring.

Eş anlamlılar: exhaust, deplete

Zıt anlamlılar: replenish

Sık kullanılan kalıplar: dry a well, dry the supply

dry kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

dry ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler