LookItUp

dunk

İngilizce “dunk” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /dʌŋk/

dunk Türkçede: batırmak, daldırmak, smaç basmak, dalga geçmek, alay etmek, bırakıvermek

fiil

SIVIYA BATIRMAKB2

batırmak, daldırmak

Bir şeyi kısa süreliğine bir sıvının içine sokmak.

Basit İngilizce açıklama: To put something into a liquid for a short time.

  • Dunk the bread in the soup.
  • She dunked her head in cold water.
  • Do you like dunking biscuits in tea?

Nasıl kullanılır: dunk something in something (He dunked his biscuit in his tea.)

Eş anlamlılar: dip, immerse

Sık kullanılan kalıplar: dunk a biscuit, dunk in water

SMAÇ BASMAKB2

smaç basmak

Basketbolda sıçrayıp topu yukarıdan çembere bastırarak sokmak; çoğu zaman çemberin kenarını tutmak.

Basit İngilizce açıklama: To jump up and push a basketball down through the basket, often holding its metal edge.

  • He jumped and dunked the ball.
  • Can she dunk with one hand?
  • The crowd cheered as both players dunked during practice.

Eş anlamlılar: slam dunk

Sık kullanılan kalıplar: dunk the ball, dunk over someone

İNTERNETTE ALAYC1

dalga geçmek, alay etmek

Özellikle internette birisiyle herkesin önünde alay etmek veya onu sertçe eleştirmek.

Basit İngilizce açıklama: To publicly make fun of someone or criticize them harshly, especially online.

  • Everyone dunked on his latest post.
  • It's easy to dunk on strangers online.
  • Why are you dunking on her harmless joke?

Nasıl kullanılır: dunk on someone/something (People dunked on him for that silly post.)

Eş anlamlılar: mock, ridicule

Sık kullanılan kalıplar: dunk on someone, dunk on something

ÖZENSİZCE BIRAKMAKC2

bırakıvermek

Birini veya bir şeyi fazla özen göstermeden bir yere koymak.

Basit İngilizce açıklama: To put someone or something somewhere without much care.

  • He dunked the bag on the floor.
  • She dunked the children in front of the television.
  • Don't just dunk the baby in a chair.

Nasıl kullanılır: dunk someone/something in/on somewhere (He dunked his bag on the sofa.)

Eş anlamlılar: plonk, dump

Sık kullanılan kalıplar: dunk someone down, dunk something down

isim

SMAÇ VE BATIRMAB2

smaç, batırma

Bir şeyi kısa süre sıvıya batırma; özellikle basketbol topunu yukarıdan çembere bastırarak sokma.

Basit İngilizce açıklama: An action of briefly putting something into liquid, or especially pushing a basketball down through the basket.

  • His dunk won the game.
  • She gave the biscuit a quick dunk in her tea.
  • The crowd cheered after three spectacular dunks.

Eş anlamlılar: slam dunk, dip

Sık kullanılan kalıplar: slam dunk, quick dunk

dunk hakkında sık sorulanlar

dunk ne demek?

“dunk” Türkçede “batırmak” demektir. Bir şeyi kısa süreliğine bir sıvının içine sokmak.

dunk Türkçesi nedir?

dunk kelimesinin Türkçe çevirileri: batırmak, daldırmak, smaç basmak, dalga geçmek, alay etmek, bırakıvermek.

dunk nasıl okunur?

/dʌŋk/ diye okunur.

dunk cümle içinde nasıl kullanılır?

Dunk the bread in the soup. She dunked her head in cold water.

dunk kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler