fanatic
İngilizce “fanatic” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /fəˈnætɪk/
Diğer biçimleri: fanatics
fanatic Türkçede: tutkun, meraklı, bağnaz, fanatik
isim
tutkun, meraklı
Bir etkinliğe veya konuya son derece güçlü ilgi duyan kişi.
Basit İngilizce açıklama: Someone who has an extremely strong interest in an activity or subject.
- My brother is a football fanatic.
- Fitness fanatics arrive at the gym before sunrise.
- As a coffee fanatic, she owns three different machines.
bağnaz, fanatik
Bir inancı veya davayı aşırı coşkuyla savunan, çoğu zaman başka görüşleri kabul etmeyen kişi.
Basit İngilizce açıklama: Someone who supports a belief or cause with extreme enthusiasm, often refusing to accept other views.
- He became a religious fanatic.
- The fanatics refused to listen to anyone else.
- A political fanatic disrupted the public meeting.
sıfat
fanatik, bağnaz
Bir şeye aşırı veya mantıksız davranacak kadar güçlü biçimde inanan ya da destek veren.
Basit İngilizce açıklama: Believing in or supporting something so strongly that you act in an extreme or unreasonable way.
- They showed fanatic loyalty to their leader.
- His fanatic devotion left little time for his family.
- The movement gained a small group of fanatic followers.
fanatic hakkında sık sorulanlar
fanatic ne demek?
“fanatic” Türkçede “tutkun” demektir. Bir etkinliğe veya konuya son derece güçlü ilgi duyan kişi.
fanatic Türkçesi nedir?
fanatic kelimesinin Türkçe çevirileri: tutkun, meraklı, bağnaz, fanatik.
fanatic nasıl okunur?
/fəˈnætɪk/ diye okunur.
fanatic cümle içinde nasıl kullanılır?
My brother is a football fanatic. Fitness fanatics arrive at the gym before sunrise.
fanatic kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語