finish
İngilizce “finish” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈfɪnɪʃ/
finish Türkçede: bitiş, son, yüzey kaplaması, cila, bitirmek, bitmek
isim
bitiş, son
Bir işin, olayın veya yolculuğun bittiği nokta ya da son bölümü.
Basit İngilizce açıklama: The end or final part of an activity, event, or journey.
- The race had an exciting finish.
- She was ahead from start to finish.
- Both runners reached the finish together.
yüzey kaplaması, cila
Bir yüzeye yapılan son işlemle oluşan kaplama veya görünüm.
Basit İngilizce açıklama: The final coating or appearance of a surface after it has been treated.
- The table has a smooth finish.
- This paint gives the walls a soft finish.
- Water damaged the finish on the wooden floor.
fiil
bitirmek, bitmek
Yapılan işi sonuna kadar tamamlamak ya da bir işin veya olayın sona ermesi.
Basit İngilizce açıklama: To reach the end of something you are doing, or for an activity or event to end.
- School finishes at three.
- I finished the book yesterday.
- Have you finished writing your letter?
tüketmek, bitirmek
Bir şeyin kalanını tamamen yemek, içmek veya kullanmak.
Basit İngilizce açıklama: To eat, drink, or use all that remains of something.
- Please finish your milk.
- He finished off the last piece of cake.
- We finished up the soup yesterday.
bitkin düşürmek, işini bitirmek, öldürmek
Birini tamamen bitkin düşürmek veya zaten güçsüz ya da yaralı olan birini öldürmek.
Basit İngilizce açıklama: To make someone completely tired, or to kill someone who is already weak or hurt.
- That last hill finished me off.
- The attacker returned to finish off the wounded guard.
- Another hour of work would finish us off.
işi bitmek
Bir şeyle yapacaklarını tamamladığı için artık onu kullanmaya veya ona ihtiyaç duymaya son vermek.
Basit İngilizce açıklama: To stop using or needing something because you have done everything you wanted with it.
- Are you finished with this chair?
- I am finished with the computer now.
- She returned the books when she had finished with them.
yüzey işlemi yapmak, cilalamak
Bir yüzeyi pürüzsüz, korunaklı veya kullanıma hazır hale getiren son işlemi yapmak.
Basit İngilizce açıklama: To give a surface its final treatment, making it smooth, protected, or ready to use.
- They finish the wood by hand.
- He finished the table with a thin coat of oil.
- The cabinet was finished in dark varnish.
besiye çekmek, semirtmek
Et için kesilmeden önce çiftlik hayvanlarına kilo aldırmak amacıyla özel yem vermek.
Basit İngilizce açıklama: To give farm animals special food to make them heavier before they are killed for meat.
- They finish cattle on grain.
- These lambs were finished on fresh pasture.
- How long does it take to finish the pigs?
finish kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpfinish ile kurulan ifadeler
- finish off: bitirmek, tamamlamak
- finish line: bitiş çizgisi
- finish up: bitirmek, tamamlamak
- finish with
- finish out
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語