frantic
İngilizce “frantic” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈfræntɪk/
frantic Türkçede: telaşlı, endişeden çılgına dönmüş, panik içinde, hummalı
sıfat
telaşlı, endişeden çılgına dönmüş
Endişe veya korkudan sakin kalamayan, düzgün düşünmekte zorlanan.
Basit İngilizce açıklama: So worried or frightened that you find it difficult to stay calm or think clearly.
- Her parents were frantic.
- I was frantic with worry when you did not call.
- Why are you so frantic about being late?
panik içinde, telaşlı
Bir şeyler ters gittiği için çok korkan veya endişelenen, bu yüzden çoğu zaman telaşla hareket eden.
Basit İngilizce açıklama: Very worried or frightened, often moving or acting quickly because something is wrong.
- Her parents were frantic with worry.
- We made frantic calls to every hospital.
- He became frantic when he could not find his daughter.
telaşlı, hummalı
Çok hızlı ve büyük enerjiyle, çoğu zaman düzensiz veya kontrolsüz biçimde yapılan.
Basit İngilizce açıklama: Done very quickly and with great energy, often without much order or control.
- A frantic search began immediately.
- The kitchen was full of frantic activity before dinner.
- We made frantic efforts to finish before the deadline.
frantic hakkında sık sorulanlar
frantic ne demek?
“frantic” Türkçede “telaşlı” demektir. Endişe veya korkudan sakin kalamayan, düzgün düşünmekte zorlanan.
frantic Türkçesi nedir?
frantic kelimesinin Türkçe çevirileri: telaşlı, endişeden çılgına dönmüş, panik içinde, hummalı.
frantic nasıl okunur?
/ˈfræntɪk/ diye okunur.
frantic cümle içinde nasıl kullanılır?
Her parents were frantic. I was frantic with worry when you did not call.
frantic kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語