gallant
İngilizce “gallant” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈɡælənt/
gallant Türkçede: yiğit, cesur, şövalye ruhlu, centilmen, nazik, onurlu
sıfat
yiğit, cesur, şövalye ruhlu
Cesur ve yardımsever olan; özellikle kadınlara saygılı ve özenli davranan.
Basit İngilizce açıklama: Brave and willing to help, often showing respectful care towards women.
- The gallant soldier rescued his friend.
- They made a gallant effort to save the ship.
- A gallant knight protected the travellers.
centilmen, nazik
Kadınlara kapı açmak veya yer vermek gibi nazik ve yardımsever davranışlarda bulunan.
Basit İngilizce açıklama: Polite and helpful towards women, for example by opening doors or offering a seat.
- He made a gallant gesture and offered her his seat.
- Her gallant companion held the door open.
- It was gallant of you to carry my bags.
onurlu, şerefli
Adil ve ahlaklı davranışlarıyla saygıyı hak eden.
Basit İngilizce açıklama: Behaving in a way that deserves respect because it is fair and morally good.
- His gallant conduct earned their respect.
- She praised the gallant deed in her letter.
- The story presents him as a gallant gentleman who always keeps his promises.
görkemli, heybetli
Görünüşüyle büyüklük, asalet veya hayranlık duygusu uyandıran.
Basit İngilizce açıklama: Looking grand, impressive, or noble.
- A gallant ship entered the harbour.
- The prince looked gallant in his fine robes.
- They watched the gallant vessel sail away.
isim
âşık, talip
Birinin sevgisini kazanmaya çalışan veya onunla aşk ilişkisi yaşayan erkek.
Basit İngilizce açıklama: A man who tries to win someone's love or has a romantic relationship with them.
- A young gallant brought her roses.
- She refused to dance with either of her gallants.
- The handsome gallant waited beneath her window.
babafingo
Gabya yelkeninin üstündeki yelken veya direğin bu yelkeni taşıyan bölümü.
Basit İngilizce açıklama: An upper sail, or the part of a ship's mast that supports it, above the topsail.
- The crew lowered the gallant.
- A strong wind tore the gallant.
- The sailor climbed up to inspect the gallant.
fiil
eşlik etmek, refakat etmek
Birinin yanında giderek bir yere ulaşmasına yardımcı olmak.
Basit İngilizce açıklama: To accompany someone and help them get to a place.
- He offered to gallant her home.
- The host gallanted his guests to the door.
- She allowed him to gallant her through the crowded hall.
centilmenlik yapmak, kur yapmak
Özellikle kadınlara karşı nazik ve ilgili davranmak, bazen onların ilgisini kazanmaya çalışmak.
Basit İngilizce açıklama: To behave like a polite, attentive gentleman, especially towards women.
- He liked to gallant with the ladies.
- The young men gallanted about town in their finest clothes.
- He spent the evening gallanting rather than discussing business.
gallant hakkında sık sorulanlar
gallant ne demek?
“gallant” Türkçede “yiğit” demektir. Cesur ve yardımsever olan; özellikle kadınlara saygılı ve özenli davranan.
gallant Türkçesi nedir?
gallant kelimesinin Türkçe çevirileri: yiğit, cesur, şövalye ruhlu, centilmen, nazik, onurlu.
gallant nasıl okunur?
/ˈɡælənt/ diye okunur.
gallant cümle içinde nasıl kullanılır?
The gallant soldier rescued his friend. They made a gallant effort to save the ship.
gallant kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語