LookItUp

gown

İngilizce “gown” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ɡaʊn/

Diğer biçimleri: gowns

gown Türkçede: tuvalet, uzun elbise, ameliyat önlüğü, koruyucu önlük, cübbe, gecelik

isim

GECE ELBİSESİB2

tuvalet, uzun elbise

Kadınların özel günlerde giydiği uzun ve şık elbise.

Basit İngilizce açıklama: A long dress worn by a woman for a special occasion.

  • She wore a blue gown.
  • The bride chose a simple wedding gown.
  • These evening gowns are made from silk.

Eş anlamlılar: dress

Sık kullanılan kalıplar: evening gown, wedding gown, silk gown

TIBBİ ÖNLÜKB2

ameliyat önlüğü, koruyucu önlük

Sağlık çalışanlarının tedavi sırasında kendilerini ve hastaları korumak için giydiği bol önlük.

Basit İngilizce açıklama: A loose covering worn by medical staff to protect themselves and patients during treatment.

  • The nurse put on a gown.
  • Surgeons wear sterile gowns during operations.
  • Please remove your gloves before taking off the gown.

Sık kullanılan kalıplar: surgical gown, protective gown, sterile gown

TÖREN CÜBBESİB2

cübbe

Törenlerde ya da bazı meslek ve din gruplarınca giyilen uzun, bol giysi.

Basit İngilizce açıklama: A long, loose robe worn for ceremonies or by certain professional or religious groups.

  • He wore a gown at graduation.
  • The judge entered wearing a black gown.
  • Students collected their caps and gowns before the ceremony.

Eş anlamlılar: robe

Sık kullanılan kalıplar: graduation gown, academic gown, cap and gown

EV GİYSİSİB2

gecelik, sabahlık

Yatarken veya evde dinlenirken giyilen uzun, bol giysi.

Basit İngilizce açıklama: A long, loose piece of clothing worn in bed or while relaxing at home.

  • She slept in a cotton gown.
  • He answered the door in his dressing gown.
  • She packed two gowns for her stay.

Eş anlamlılar: nightdress, dressing gown

Sık kullanılan kalıplar: night gown, dressing gown, cotton gown

ÜNİVERSİTE CAMİASIC2

üniversite camiası

Yerel halktan ayrı bir topluluk olarak ele alınan üniversite öğrencileri ve çalışanları.

Basit İngilizce açıklama: The people belonging to a university, considered as a group apart from local residents.

  • Town and gown celebrated together.
  • Relations between town and gown have improved.
  • The annual match brought town and gown onto the same field.

Eş anlamlılar: university community

Sık kullanılan kalıplar: town and gown, gown relations

fiil

ÖNLÜK GİYMEC2

önlük giymek, cübbe giydirmek

Uzun, bol bir cübbe veya koruyucu tıbbi önlük giymek ya da birine giydirmek.

Basit İngilizce açıklama: To put on a long, loose robe or a protective medical covering, or dress someone in one.

  • The surgeon stopped to gown.
  • The nurse helped gown the doctor.
  • Everyone had gowned and gloved before the operation began.

Nasıl kullanılır: gown up (The surgeon gowned up before entering the operating room.)

Sık kullanılan kalıplar: gown up, gown someone

gown hakkında sık sorulanlar

gown ne demek?

“gown” Türkçede “tuvalet” demektir. Kadınların özel günlerde giydiği uzun ve şık elbise.

gown Türkçesi nedir?

gown kelimesinin Türkçe çevirileri: tuvalet, uzun elbise, ameliyat önlüğü, koruyucu önlük, cübbe, gecelik.

gown nasıl okunur?

/ɡaʊn/ diye okunur.

gown cümle içinde nasıl kullanılır?

She wore a blue gown. The bride chose a simple wedding gown.

gown kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler