LookItUp

hall

İngilizce “hall” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /hɔːl/

hall Türkçede: antre, hol, koridor, salon

isim

GİRİŞ ALANIA2

antre, hol

Binanın ana kapısından girince karşılaşılan, genellikle diğer odalara açılan alan.

Basit İngilizce açıklama: The space just inside a building's main door, often leading to other rooms.

  • Leave your shoes in the hall.
  • A small table stood in the entrance hall.
  • She met us in the hall and took our coats.

Eş anlamlılar: entrance hall, foyer

Sık kullanılan kalıplar: entrance hall, front hall, in the hall, hall table

KORİDORA2

koridor

Binanın içinde, farklı odalara açılan kapıların bulunduğu uzun geçit.

Basit İngilizce açıklama: A long passage inside a building with doors leading to different rooms.

  • The bathroom is down the hall.
  • Students waited in the hall outside the classroom.
  • Her office is across the hall from mine.

Eş anlamlılar: hallway, corridor, passage

Sık kullanılan kalıplar: down the hall, across the hall, hall door, long hall

BÜYÜK SALONA2

salon

Çok sayıda insanın toplantı, gösteri, yemek veya başka etkinlikler için kullandığı büyük oda.

Basit İngilizce açıklama: A large room used for meetings, performances, meals, or other events with many people.

  • The meeting is in the hall.
  • They filled the concert hall with flowers.
  • Our school hall holds three hundred people.

Eş anlamlılar: auditorium, assembly room

Sık kullanılan kalıplar: concert hall, school hall, meeting hall, dining hall

hall kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

hall ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler