hate
İngilizce “hate” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /heɪt/
hate Türkçede: nefret, nefret edilen şey, sinir bozucu şey, nefret etmek, kötülemek, yerden yere vurmak
isim
nefret
Birine veya bir şeye karşı duyulan çok güçlü hoşlanmama duygusu.
Basit İngilizce açıklama: A very strong feeling of dislike toward someone or something.
- His words were full of hate.
- She felt hate for the people who hurt her family.
- The campaign challenges hate and encourages kindness.
nefret edilen şey, sinir bozucu şey
Hiç hoşlanmadığın veya çok sinir bozucu bulduğun şey.
Basit İngilizce açıklama: Something that you strongly dislike or find very annoying.
- Litter is my biggest hate.
- One of her pet hates is loud chewing.
- What are your pet hates?
fiil
nefret etmek
Birinden veya bir şeyden hiç hoşlanmamak, ona karşı güçlü olumsuz duygular beslemek.
Basit İngilizce açıklama: To dislike someone or something very much.
- I hate cold weather.
- He hated being alone in the house.
- Do you hate getting up early?
kötülemek, yerden yere vurmak
Çoğunlukla hoşlanmadığın veya kıskandığın biri ya da bir şey hakkında kırıcı sözler söylemek.
Basit İngilizce açıklama: To say unkind things about someone or something, often because you dislike them or feel jealous.
- Stop hating on my shoes.
- People hated on him for posting that video.
- Why do strangers hate on successful singers?
hate kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUphate ile kurulan ifadeler
- hate speech: nefret söylemi
- hate on
- hate sex
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語