hear
İngilizce “hear” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /hɪr/ · İngiltere /hɪə/
hear Türkçede: duymak, işitmek, haber almak, kulak vermek, kabul etmek
fiil
SES DUYMAA1
duymak, işitmek
Bir sesi kulaklarıyla algılamak.
Basit İngilizce açıklama: To notice a sound with your ears.
- Can you hear the music?
- I heard a dog barking outside.
- We could hardly hear her quiet voice.
HABER ALMAA2
haber almak
Birinden mesaj, mektup veya telefon yoluyla haber almak.
Basit İngilizce açıklama: To receive a message, letter, or call from someone.
- Did you hear from Tom?
- We have not heard from her since Monday.
- I finally heard back from the company yesterday.
DİLEĞİ KABULC2
kulak vermek, kabul etmek
Birinin isteğine anlayışla kulak verip yardım etmeyi kabul etmek.
Basit İngilizce açıklama: To listen kindly to a request and agree to help.
- Please hear our plea for mercy.
- The king heard her request and freed her son.
- They prayed that God would hear their prayers.
hear kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUphear ile kurulan ifadeler
- hear of: duymak, haberdar olmak
- hear out: sonuna kadar dinlemek
- hear things
- hear from: haber almak
- hear the grass grow
- hear both sides: her iki tarafı da dinlemek
- hear voices
- hear through the grapevine
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語