LookItUp

knockout

İngilizce “knockout” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈnɑːkaʊt/ · İngiltere /ˈnɒkaʊt/

knockout Türkçede: nakavt, büyük başarı, harika şey, etkisizleştirme, devre dışı bırakma, kırılabilir delik kapağı

isim

BOKSTA YENİLGİB2

nakavt

Rakibin darbe sonucu ayağa kalkamaması ya da dövüşe devam edememesiyle kazanılan zafer.

Basit İngilizce açıklama: A win caused by hitting an opponent so they cannot get up or continue fighting.

  • He won by knockout.
  • The boxer scored a knockout in the second round.
  • A powerful punch led to her first knockout victory.

Eş anlamlılar: KO

Sık kullanılan kalıplar: win by knockout, technical knockout, knockout blow

BÜYÜK BAŞARIC1

büyük başarı, harika şey

İnsanların çok beğendiği, çok eğlenceli bulduğu ya da büyük başarı kazanan şey.

Basit İngilizce açıklama: Something that people find extremely enjoyable, funny, or successful.

  • The show was a knockout.
  • Her comedy routine proved a real knockout.
  • Everyone agreed that the party was an absolute knockout.

Eş anlamlılar: hit, sensation, triumph

Zıt anlamlılar: flop

Sık kullanılan kalıplar: a real knockout, absolute knockout, knockout of something

DEVRE DIŞIC2

etkisizleştirme, devre dışı bırakma

Bir şeyin çalışmasını veya etkinliğini durdurma.

Basit İngilizce açıklama: The act of stopping something from working or being active.

  • The gene knockout stopped protein production.
  • Researchers tested the effects of a targeted knockout.
  • These knockouts helped identify which genes control growth.

Eş anlamlılar: deactivation, inactivation

Zıt anlamlılar: activation

Sık kullanılan kalıplar: gene knockout, knockout experiment, targeted knockout

ÇIKARILABİLİR KAPAKC2

kırılabilir delik kapağı

Bir panelde, bastırılıp çıkarıldığında delik açılan, sınırları önceden belirlenmiş parça.

Basit İngilizce açıklama: A marked section of a panel that can be pushed out to make an opening.

  • Remove the knockout before inserting the cable.
  • The metal box has three circular knockouts.
  • He pushed out a knockout to make room for another wire.

Sık kullanılan kalıplar: remove a knockout, electrical box knockout, panel knockout

sıfat

ELEMELİ YARIŞMAB2

elemeli

Bir karşılaşmayı kaybedenin yarışmadan ayrıldığı düzende yapılan.

Basit İngilizce açıklama: Requiring the loser of a match to leave the competition.

  • We reached the knockout stage.
  • It is a knockout tournament, so every match matters.
  • Eight teams qualified for the knockout rounds.

Eş anlamlılar: elimination

Sık kullanılan kalıplar: knockout round, knockout tournament, knockout stage

BAYILTICI ETKİB2

bayıltıcı

Bir insanın bilincini kaybetmesine yol açacak kadar güçlü.

Basit İngilizce açıklama: Strong enough to make someone lose consciousness.

  • He landed a knockout punch.
  • The boxer delivered a knockout blow in the final round.
  • Could that medicine have a knockout effect?

Sık kullanılan kalıplar: knockout blow, knockout punch

ÇOK ETKİLEYİCİC1

muhteşem, çok güzel

Güzelliği ya da etkileyiciliğiyle büyük hayranlık uyandıran.

Basit İngilizce açıklama: Extremely attractive or impressive.

  • She wore a knockout dress.
  • His knockout smile caught my attention.
  • They gave a knockout performance last night.

Eş anlamlılar: stunning, gorgeous

Sık kullanılan kalıplar: knockout dress, knockout smile, knockout performance

GENİ ETKİSİZLEŞTİRİLMİŞC2

geni devre dışı bırakılmış

Bilimsel araştırma için belirli bir geni çıkarılmış ya da çalışmaz hale getirilmiş.

Basit İngilizce açıklama: Having a particular gene removed or switched off for scientific study.

  • They studied a knockout mouse.
  • The knockout cells produced none of that protein.
  • Researchers compared normal mice with knockout mice.

Sık kullanılan kalıplar: knockout mouse, knockout cells, knockout organism

knockout hakkında sık sorulanlar

knockout ne demek?

“knockout” Türkçede “nakavt” demektir. Rakibin darbe sonucu ayağa kalkamaması ya da dövüşe devam edememesiyle kazanılan zafer.

knockout Türkçesi nedir?

knockout kelimesinin Türkçe çevirileri: nakavt, büyük başarı, harika şey, etkisizleştirme, devre dışı bırakma, kırılabilir delik kapağı.

knockout nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈnɑːkaʊt/, İngiliz İngilizcesinde /ˈnɒkaʊt/ diye okunur.

knockout cümle içinde nasıl kullanılır?

He won by knockout. The boxer scored a knockout in the second round.

knockout kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler