LookItUp

limp

İngilizce “limp” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /lɪmp/

limp Türkçede: topallamak, aksamak, güçlükle ilerlemek, topallama, aksama, gevşek

fiil

TOPALLAYARAK YÜRÜMEB1

topallamak, aksamak

Bir bacak veya ayaktaki ağrı ya da sorun yüzünden düzgün adım atamadan yürümek.

Basit İngilizce açıklama: To walk unevenly because one leg or foot hurts or does not work properly.

  • He limps when he walks.
  • She limped home after hurting her ankle.
  • Why are you limping today?

Nasıl kullanılır: limp into/out of somewhere (He limped out of the room.)

Eş anlamlılar: hobble

Sık kullanılan kalıplar: limp home, limp along, limp into something

ARIZALI ARAÇC1

güçlükle ilerlemek

Motoru veya hareketli parçaları hasarlı olduğu için bir aracın yavaş ya da güçlükle ilerlemesi.

Basit İngilizce açıklama: To travel slowly or with difficulty because an engine or other moving parts are damaged.

  • The damaged ship limped into port.
  • Our car limped home with engine trouble.
  • The plane was limping back to base on one engine.

Nasıl kullanılır: limp into somewhere (The boat limped into the harbour.)

Sık kullanılan kalıplar: limp home, limp into port, limp back

AKSAYARAK İLERLEMEC2

aksamak, güçlükle ilerlemek

Bir işin veya sürecin güçlükle, yavaş ya da kesintili biçimde devam etmesi.

Basit İngilizce açıklama: To continue slowly or unevenly, with difficulty.

  • The project limped along for months.
  • Negotiations limped forward without a clear result.
  • The poem limps whenever the rhythm changes.

Nasıl kullanılır: limp along (The business limped along until new funding arrived.)

Eş anlamlılar: struggle, falter

Sık kullanılan kalıplar: limp along, limp forward, limp toward something

isim

TOPALLAMAB1

topallama, aksama

Genellikle bir bacak veya ayaktaki ağrı ya da güçsüzlük nedeniyle adımların düzensiz olduğu yürüyüş.

Basit İngilizce açıklama: An uneven way of walking, usually caused by pain or weakness in one leg or foot.

  • He walks with a limp.
  • The injury left her with a slight limp.
  • His limp became more noticeable as he grew tired.

Nasıl kullanılır: with a limp (She walked with a limp after the accident.)

Sık kullanılan kalıplar: a slight limp, with a limp, develop a limp

sıfat

GEVŞEK VE YUMUŞAKB2

gevşek, pörsümüş

Yumuşak olduğu için biçimini koruyamayan, sarkan veya pörsümüş.

Basit İngilizce açıklama: Soft and unable to hold its shape firmly.

  • The lettuce was limp.
  • His wet hair hung limp around his face.
  • Her body went limp when she fainted.

Eş anlamlılar: floppy, flaccid

Zıt anlamlılar: stiff, firm

Sık kullanılan kalıplar: limp hair, go limp, limp handshake

limp hakkında sık sorulanlar

limp ne demek?

“limp” Türkçede “topallamak” demektir. Bir bacak veya ayaktaki ağrı ya da sorun yüzünden düzgün adım atamadan yürümek.

limp Türkçesi nedir?

limp kelimesinin Türkçe çevirileri: topallamak, aksamak, güçlükle ilerlemek, topallama, aksama, gevşek.

limp nasıl okunur?

/lɪmp/ diye okunur.

limp cümle içinde nasıl kullanılır?

He limps when he walks. She limped home after hurting her ankle.

limp kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler