LookItUp

magic

İngilizce “magic” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈmædʒɪk/

magic Türkçede: sihir, büyü, illüzyon, sihirbazlık, çekicilik, büyücülük

isim

DOĞAÜSTÜ GÜÇA2

sihir, büyü

Normalde imkânsız olan şeyleri gerçekleştirebilen gizemli güç.

Basit İngilizce açıklama: A mysterious power that can make impossible things happen.

  • The witch used magic to open the door.
  • Do you believe in magic?
  • His magic turned the stone into gold.

Eş anlamlılar: sorcery, witchcraft

Sık kullanılan kalıplar: use magic, powerful magic, black magic

SİHİRBAZLIKA2

illüzyon, sihirbazlık

Ustalıklı numaralarla imkânsız şeyler oluyormuş gibi gösteren eğlence türü.

Basit İngilizce açıklama: Entertainment using clever tricks that make impossible things seem to happen.

  • We watched magic at the party.
  • She performs magic with a pack of cards.
  • The children loved his magic show.

Eş anlamlılar: conjuring

Sık kullanılan kalıplar: magic show, perform magic, magic trick

BÜYÜLEYİCİLİKB2

büyü, çekicilik

Bir şeyi olağanüstü güzel, heyecan verici veya özel hissettiren çekicilik.

Basit İngilizce açıklama: A wonderful quality that makes something feel unusually beautiful, exciting, or special.

  • The evening was pure magic.
  • She captured the magic of childhood in her stories.
  • Nothing can replace the magic of a live performance.

Nasıl kullanılır: the magic of something (We enjoyed the magic of the snowy forest.)

Eş anlamlılar: wonder, enchantment, charm

Sık kullanılan kalıplar: magic of something, pure magic

BÜYÜCÜLÜKC1

büyücülük, büyü

Gizli güçleri kontrol etmek amacıyla özel törenler ve gizli bilgiler kullanma.

Basit İngilizce açıklama: The use of special ceremonies and secret knowledge to try to control hidden powers.

  • The group practised magic in secret.
  • His book describes magic involving spirits and special symbols.
  • They used herbs and chants in their magic.

Eş anlamlılar: sorcery, witchcraft

Sık kullanılan kalıplar: ritual magic, practice magic, ceremonial magic

BÜYÜ YETENEĞİC2

büyü, büyü yeteneği

Özellikle oyunlarda veya fantastik hikâyelerde, belirli bir büyüyü yapabilme yeteneği.

Basit İngilizce açıklama: An ability to perform a particular spell, especially in a game or fantasy story.

  • She learned a new magic from the forest guardian.
  • This magic lets your character breathe underwater.
  • Players can unlock several magics as they advance.

Eş anlamlılar: spell

Sık kullanılan kalıplar: learn magic, new magic

sıfat

SİHİRLİA2

sihirli, büyülü

İmkânsız şeyleri gerçekleştiren gizemli bir güce sahip olan.

Basit İngilizce açıklama: Having a mysterious power that makes impossible things happen.

  • The fairy carried a magic wand.
  • He drank a magic potion and became invisible.
  • Does this ring have magic powers?

Eş anlamlılar: magical, enchanted

Sık kullanılan kalıplar: magic wand, magic carpet, magic spell, magic powers

MUCİZEVİB1

harika, mucizevi

Normalde mümkün görünmeyecek kadar etkili veya harika olan.

Basit İngilizce açıklama: So effective or wonderful that it seems beyond what is normally possible.

  • It was a magic moment.
  • There is no magic solution to this problem.
  • Her magic touch turned the failing café into a success.

Eş anlamlılar: magical, wonderful

Sık kullanılan kalıplar: magic moment, magic touch, magic formula, magic solution

magic kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

magic ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler