marker
İngilizce “marker” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈmɑːrkɚ/ · İngiltere /ˈmɑːkə/
Diğer biçimleri: markers
marker Türkçede: keçeli kalem, işaret, işaretleyici, keçeli kalem izi, keçeli kalem mürekkebi, borç senedi
isim
keçeli kalem
Yumuşak ucuyla kalın çizgiler çizen, çoğunlukla canlı renkli kalem.
Basit İngilizce açıklama: A pen with a soft tip that draws thick lines, often in bright colors.
- Use a blue marker for the title.
- She drew a flower with colored markers.
- Have you put the cap back on the marker?
işaret, işaretleyici
Bir yeri, sınırı veya miktarı gösteren nesne ya da kişi.
Basit İngilizce açıklama: An object or person that shows a position, boundary, or amount.
- A wooden marker shows the path.
- We placed markers along the field’s boundary.
- Stop when you reach the next distance marker.
keçeli kalem izi, keçeli kalem mürekkebi
Keçeli kalemin bir yüzeyde bıraktığı mürekkep veya izler.
Basit İngilizce açıklama: Ink or marks left on a surface by a felt-tip pen.
- There is marker on the wall.
- I could not wash the marker off my hands.
- She scrubbed the table to remove the marker.
borç senedi
Özellikle kumar için alınan parayı geri ödeme sözü içeren yazılı belge.
Basit İngilizce açıklama: A written promise showing that you owe someone money, especially money borrowed for gambling.
- He signed a marker at the casino.
- The casino asked her to pay the marker.
- His unpaid markers showed how much money he owed.
iyilik borcu
Daha önce yardım ettiğiniz birinin karşılığında size borçlu olduğu iyilik.
Basit İngilizce açıklama: A favor that someone owes you because you helped them before.
- He owes me a marker.
- She called in several markers to get us tickets.
- I may need to collect that marker someday.
paintball silahı
Paintball oyununda içi boya dolu küçük topları fırlatmak için kullanılan araç.
Basit İngilizce açıklama: A device used in paintball games to fire small balls filled with paint.
- My marker needs more paintballs.
- Each player checked their marker before the game.
- He fired his marker at a wooden target.
fiil
keçeli kalemle işaretlemek, keçeli kalemle yazmak
Bir şeyin üzerine keçeli kalemle yazmak veya çizmek.
Basit İngilizce açıklama: To write or draw on something with a felt-tip pen.
- Marker your name on the box.
- She markered the date on each lid.
- He was markering numbers onto the cardboard signs.
marker hakkında sık sorulanlar
marker ne demek?
“marker” Türkçede “keçeli kalem” demektir. Yumuşak ucuyla kalın çizgiler çizen, çoğunlukla canlı renkli kalem.
marker Türkçesi nedir?
marker kelimesinin Türkçe çevirileri: keçeli kalem, işaret, işaretleyici, keçeli kalem izi, keçeli kalem mürekkebi, borç senedi.
marker nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /ˈmɑːrkɚ/, İngiliz İngilizcesinde /ˈmɑːkə/ diye okunur.
marker cümle içinde nasıl kullanılır?
Use a blue marker for the title. She drew a flower with colored markers.
marker kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpmarker ile kurulan ifadeler
- marker pen: işaretleyici kalem, marker kalem
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語