LookItUp

pay

İngilizce “pay” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /peɪ/

pay Türkçede: ödemek, yatırmak, ücret, maaş, ücretli, paralı

fiil

PARA ÖDEMEKA1

ödemek

Satın aldığın bir şeyin veya yapılan işin karşılığında birine para vermek.

Basit İngilizce açıklama: To give someone money for something you buy or for work they do.

  • I will pay for lunch.
  • She paid the driver twenty dollars.
  • Do you usually pay in cash?

Nasıl kullanılır: pay for something (We paid for the meal together.); pay someone something (They paid me fifty euros for the job.); pay by card / in cash (Can I pay by card?)

Sık kullanılan kalıplar: pay someone, pay for something, pay by card, pay in cash

BORÇ ÖDEMEKA2

ödemek

Fatura, borç veya para cezası için vermen gereken parayı ödemek.

Basit İngilizce açıklama: To give the money you owe for a bill, debt, or punishment.

  • We must pay the rent today.
  • He paid the fine last week.
  • Have you paid all your debts?

Nasıl kullanılır: pay something to someone (The company paid compensation to the injured workers.)

Eş anlamlılar: settle, discharge

Sık kullanılan kalıplar: pay a bill, pay a fine, pay your debts, pay compensation

HESABA YATIRMAKB2

yatırmak

Bir banka hesabına para koymak.

Basit İngilizce açıklama: To put money into a bank account.

  • I pay money into my savings account.
  • She paid the cheque in this morning.
  • How much do you pay into that account each month?

Nasıl kullanılır: pay something into an account (She pays her wages into a joint account.); pay something in (I paid the cheque in yesterday.)

Eş anlamlılar: deposit

Zıt anlamlılar: withdraw

Sık kullanılan kalıplar: pay money in, pay into something, pay in cash

isim

İŞ ÜCRETİA2

ücret, maaş

Bir işte çalışmanın veya başka bir iş yapmanın karşılığında alınan para.

Basit İngilizce açıklama: The money you receive for doing your job or other work.

  • The pay is good.
  • Our weekly pay increased last month.
  • Does this job offer better pay?

Eş anlamlılar: wages, salary, earnings

Sık kullanılan kalıplar: weekly pay, pay rise, pay day, low pay

sıfat

ÜCRETLİB2

ücretli, paralı

Yalnızca para ödeyerek kullanılabilen.

Basit İngilizce açıklama: Available only if you give money to use it.

  • The match is on pay television.
  • They added three new pay channels.
  • Is that website a pay service?

Eş anlamlılar: paid, subscription-based

Zıt anlamlılar: free

Sık kullanılan kalıplar: pay television, pay channel, pay service

JETONLUB2

jetonlu, bozuk parayla çalışan

Kullanabilmek için içine bozuk para veya jeton atılması gereken.

Basit İngilizce açıklama: Requiring you to put coins into a machine before you can use it.

  • There is a pay toilet downstairs.
  • He put two coins into the pay phone.
  • The station's pay toilets only accept coins.

Eş anlamlılar: coin-operated

Sık kullanılan kalıplar: pay toilet, pay phone

pay kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

pay ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler