LookItUp

pen

İngilizce “pen” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /pen/

Diğer biçimleri: pens, penned

pen Türkçede: kalem, tükenmez kalem, ağıl, hapishane, cezaevi, yazar

isim

YAZI ARACIA1

kalem, tükenmez kalem

Mürekkeple yazı yazmaya veya çizim yapmaya yarayan küçük araç.

Basit İngilizce açıklama: A small tool that uses ink to write or draw.

  • Can I borrow your pen?
  • She signed the form with a blue pen.
  • These pens have run out of ink.

Sık kullanılan kalıplar: ballpoint pen, pen and paper, fountain pen

HAYVAN BARINAĞIB2

ağıl

Hayvanların tutulduğu, çevresi çitle kapatılmış küçük alan.

Basit İngilizce açıklama: A small area surrounded by a fence where animals are kept.

  • The pigs are in their pen.
  • He built a new pen for the sheep.
  • Close the gate so the animals stay in the pen.

Eş anlamlılar: enclosure

Sık kullanılan kalıplar: pig pen, sheep pen, cattle pen

CEZAEVİC1

hapishane, cezaevi

Ağır suçlardan hüküm giymiş kişilerin tutulduğu hapishane.

Basit İngilizce açıklama: A prison where people are kept after being found guilty of serious crimes.

  • He spent five years in the pen.
  • She was sent to the state pen.
  • They met while serving time in the pen.

Eş anlamlılar: prison, penitentiary

Sık kullanılan kalıplar: in the pen, federal pen, state pen

YAZAR VE ÜSLUPC2

kalem, yazar

Bir yazarı veya onun kendine özgü yazma tarzını anlatır.

Basit İngilizce açıklama: A writer, or the way someone writes.

  • She has a sharp pen.
  • The magazine attracted some of the finest pens of its time.
  • These stories came from the pen of a young teacher.

Sık kullanılan kalıplar: a sharp pen, a gifted pen, from the pen

fiil

KALEME ALMAKC1

yazmak, kaleme almak

Mektup, öykü, şarkı sözü veya başka bir metin yazmak.

Basit İngilizce açıklama: To write a letter, story, song, or other piece of text.

  • She penned a short letter.
  • He has penned several songs for the band.
  • The article was penned during her stay abroad.

Eş anlamlılar: write, compose

Sık kullanılan kalıplar: pen a letter, pen a novel, pen a song, pen an article

AĞILA KAPATMAKB2

ağıla kapatmak

Hayvanları çevresi çitle kapatılmış bir alana koymak.

Basit İngilizce açıklama: To put animals in an area surrounded by a fence.

  • We penned the sheep before sunset.
  • The cattle were penned near the barn.
  • She penned up the pigs while the fence was repaired.

Nasıl kullanılır: pen someone/something in/up (The farmer penned the sheep up before dark.)

Eş anlamlılar: enclose, confine

Zıt anlamlılar: release

Sık kullanılan kalıplar: pen up sheep, pen cattle, pen an animal

SIKIŞTIRMAKB2

hapsetmek, sıkıştırmak

Birini kolayca çıkamayacağı küçük bir alanda tutmak.

Basit İngilizce açıklama: To keep someone in a small area that they cannot easily leave.

  • The crowd was penned in behind barriers.
  • Tall buildings penned us in on every side.
  • She felt penned in by the narrow walls.

Nasıl kullanılır: be penned in (We were penned in by parked cars.)

Eş anlamlılar: trap, confine, hem in

Zıt anlamlılar: release, free

Sık kullanılan kalıplar: pen someone in, pen in something

pen hakkında sık sorulanlar

pen ne demek?

“pen” Türkçede “kalem” demektir. Mürekkeple yazı yazmaya veya çizim yapmaya yarayan küçük araç.

pen Türkçesi nedir?

pen kelimesinin Türkçe çevirileri: kalem, tükenmez kalem, ağıl, hapishane, cezaevi, yazar.

pen nasıl okunur?

/pen/ diye okunur.

pen cümle içinde nasıl kullanılır?

Can I borrow your pen? She signed the form with a blue pen.

pen kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

pen ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler