pip
İngilizce “pip” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /pɪp/
pip Türkçede: az farkla yenmek, kıl payı geçmek, çekirdeklerini çıkarmak, vurmak, civildemek, ciklemek
fiil
az farkla yenmek, kıl payı geçmek
Birini çok az farkla, genellikle yarışmanın sonuna doğru geçerek yenmek.
Basit İngilizce açıklama: To beat someone by a very small amount, often just before the end of a competition.
- They pipped us by one point.
- She pipped the favourite at the finish line.
- Can he pip his rival to the title?
çekirdeklerini çıkarmak
Meyvenin çekirdeklerini çıkarmak.
Basit İngilizce açıklama: To take the seeds out of fruit.
- Pip the grapes before serving them.
- She peeled and pipped the oranges.
- Have you pipped the fruit for the jam?
vurmak
Birini veya bir şeyi mermiyle vurmak.
Basit İngilizce açıklama: To hit someone or something with a bullet.
- The hunter pipped a duck.
- A soldier pipped him in the shoulder.
- He tried to pip the rabbit with his rifle.
civildemek, ciklemek
Küçük bir kuş gibi kısa, ince sesler çıkarmak.
Basit İngilizce açıklama: To make a short, high sound like a small bird.
- The chick pipped softly.
- Small birds were pipping in the nest.
- We heard a chick pip inside the egg.
isim
benek, nokta
Zar, domino taşı veya oyun kartındaki küçük nokta ya da işaretlerden biri.
Basit İngilizce açıklama: One of the small dots or signs on a die, domino, or playing card.
- This die has one pip showing.
- Count the pips on both halves of the domino.
- The card had five red pips.
tavuk nezlesi
Özellikle tavuklarda görülen, kuşların nefes almasını zorlaştıran hastalık.
Basit İngilizce açıklama: A disease that makes it difficult for birds, especially chickens, to breathe.
- The hen has pip.
- Several birds in the flock developed pip.
- The farmer checked the chickens for signs of pip.
harika, mücevher
Özellikle iyi veya etkileyici olan kişi ya da şey.
Basit İngilizce açıklama: A person or thing that is especially good or impressive.
- That car is a pip.
- She's a real pip, always ready to help.
- They thought the new show was a pip.
benek, zerre
Çok küçük bir iz veya bir şeyin küçücük parçası.
Basit İngilizce açıklama: A very small mark or piece of something.
- A black pip marked the white surface.
- There were tiny pips of paint on his sleeve.
- She noticed a red pip near the edge.
pip hakkında sık sorulanlar
pip ne demek?
“pip” Türkçede “az farkla yenmek” demektir. Birini çok az farkla, genellikle yarışmanın sonuna doğru geçerek yenmek.
pip Türkçesi nedir?
pip kelimesinin Türkçe çevirileri: az farkla yenmek, kıl payı geçmek, çekirdeklerini çıkarmak, vurmak, civildemek, ciklemek.
pip nasıl okunur?
/pɪp/ diye okunur.
pip cümle içinde nasıl kullanılır?
They pipped us by one point. She pipped the favourite at the finish line.
pip kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語