relief
İngilizce “relief” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /rɪˈliːf/
relief Türkçede: rahatlama, ferahlık, yardım, afet yardımı, hafifleme, mali yardım
isim
rahatlama, ferahlık
Endişe, tehlike veya kötü bir deneyim sona erdiğinde duyulan rahatlık.
Basit İngilizce açıklama: The pleasant feeling when a worry, danger, or unpleasant experience ends.
- I felt relief when she called.
- Everyone breathed a sigh of relief.
- It was a huge relief to find my missing keys.
yardım, afet yardımı
Afet sonrasında insanlara verilen yiyecek, para, barınak veya başka destek.
Basit İngilizce açıklama: Food, money, shelter, or other help given to people after a disaster.
- Relief arrived after the flood.
- Volunteers delivered relief supplies to remote villages.
- The charity raised money for earthquake relief.
hafifleme, rahatlama
Ağrı veya bedensel rahatsızlığın azalması.
Basit İngilizce açıklama: A reduction in pain or other physical discomfort.
- These tablets provide pain relief.
- The warm bath brought relief from her aching muscles.
- I got only temporary relief from the headache.
mali yardım, vergi indirimi, borç indirimi
İhtiyaç halinde para sağlayan veya borç ya da vergi yükünü azaltan yardım.
Basit İngilizce açıklama: Help that reduces the money you owe or gives you money when you need it.
- Small businesses can claim tax relief.
- The government offered financial relief to struggling families.
- Debt relief helped the country pay for new schools.
eğlenceli mola, mizahla rahatlama
Ciddi veya zor bir durumda insanları kısa süreliğine rahatlatan komik ya da keyifli şey.
Basit İngilizce açıklama: Something funny or enjoyable that gives people a break from a serious or difficult situation.
- Her jokes provided some comic relief.
- The cheerful song brought relief from the sad story.
- A funny scene gives the audience a moment of relief.
yedek görevli, nöbet değişimi
Birinin dinlenebilmesi için onun işini devralan kişi veya ekip.
Basit İngilizce açıklama: A person or group that takes over someone’s work so they can rest.
- My relief arrives at six.
- The guards waited for their relief.
- A relief driver took over after lunch.
relief kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語