rumble
İngilizce “rumble” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈrʌmbəl/
rumble Türkçede: gümbürtü, gurultu, sokak kavgası, parlatma tamburu, gümbürdemek, guruldamak
isim
gümbürtü, gurultu
Bir süre devam eden alçak ve güçlü ses.
Basit İngilizce açıklama: A deep, heavy sound that continues for a while.
- We heard a distant rumble.
- A rumble of thunder woke me.
- The engine made a steady rumble beneath our feet.
sokak kavgası
Sokakta birkaç kişinin katıldığı kavga.
Basit İngilizce açıklama: A fight in the street involving several people.
- A rumble broke out downtown.
- Several gang members were injured in the rumble.
- Police arrived before the rumble began.
parlatma tamburu
Dönerek içindeki küçük nesneleri birbirine sürtündüren ve yüzeylerini pürüzsüzleştiren kap.
Basit İngilizce açıklama: A turning container that makes small objects smooth as they rub against each other.
- Put the metal pieces in the rumble.
- The rumble turns slowly during polishing.
- Small castings came out of the rumble with smooth edges.
fiil
gümbürdemek, guruldamak
Bir süre devam eden alçak ve güçlü bir ses çıkarmak.
Basit İngilizce açıklama: To make a deep, heavy sound that continues for a while.
- My stomach began to rumble.
- Thunder rumbled in the distance.
- The engine rumbles even when the car is still.
gümbürdeyerek ilerlemek
Alçak ve güçlü bir gürültü çıkararak hareket etmek.
Basit İngilizce açıklama: To move while making a deep, heavy noise.
- A truck rumbled past us.
- Trains rumble through the village at night.
- The bus rumbled along the narrow road.
foyasını ortaya çıkarmak
Birinin yalan söylediğini veya dürüst olmayan bir iş yaptığını ortaya çıkarmak.
Basit İngilizce açıklama: To discover that someone is lying or doing something dishonest.
- They soon rumbled his trick.
- The police rumbled the scheme before anyone lost money.
- She knew we had rumbled her.
kavga etmek
Özellikle sokakta, sert bir kavgaya katılmak.
Basit İngilizce açıklama: To take part in a rough fight, especially in the street.
- The gangs came out to rumble.
- They rumbled with their rivals behind the station.
- Nobody wanted to rumble that night.
ünlem
gümbür gümbür, gurul gurul
Alçak ve kesintisiz bir gürültüyü yazıyla veya sözle taklit eden sözcük.
Basit İngilizce açıklama: A word used to represent a deep, continuing noise.
- Rumble! Thunder rolled across the sky.
- Rumble, rumble! The giant machine came to life.
- Rumble! My empty stomach interrupted the silence.
rumble hakkında sık sorulanlar
rumble ne demek?
“rumble” Türkçede “gümbürtü” demektir. Bir süre devam eden alçak ve güçlü ses.
rumble Türkçesi nedir?
rumble kelimesinin Türkçe çevirileri: gümbürtü, gurultu, sokak kavgası, parlatma tamburu, gümbürdemek, guruldamak.
rumble nasıl okunur?
/ˈrʌmbəl/ diye okunur.
rumble cümle içinde nasıl kullanılır?
We heard a distant rumble. A rumble of thunder woke me.
rumble kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語