LookItUp

run in

İngilizce “run in” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌrʌn ˈɪn/

run in Türkçede: rodaj yapmak, tutuklamak, gözaltına almak, koşarak deneme sayısı yapmak, kademeli olarak uygulamak, alıştıra alıştıra başlatmak

fiil

RODAJ YAPMAB2

rodaj yapmak

Yeni bir makineyi başlangıçta dikkatlice kullanarak hareketli parçalarının zarar görmeden birbirine alışmasını sağlamak.

Basit İngilizce açıklama: To use a new machine gently at first so its moving parts fit together without damage.

  • You must run in the engine first.
  • We ran the new machine in at low speed.
  • How long does it take to run it in?

Nasıl kullanılır: run something in (Drive carefully while you run the engine in.)

Eş anlamlılar: break in

Sık kullanılan kalıplar: run in an engine, run something in

GÖZALTINA ALMAC1

tutuklamak, gözaltına almak

Birini yakalayıp polisin gözetimi altına almak.

Basit İngilizce açıklama: To catch someone and take them into police custody.

  • The police will run him in.
  • They finally ran in the missing suspect.
  • Two men were run in after the robbery.

Nasıl kullanılır: run someone in (The police ran him in for stealing a bicycle.)

Eş anlamlılar: arrest, take in

Zıt anlamlılar: release

Sık kullanılan kalıplar: run someone in, run in a suspect

RAGBİDE SAYIC1

koşarak deneme sayısı yapmak

Ragbide topla koşup rakibin kale çizgisinin ötesinde topu yere koyarak deneme sayısı yapmak.

Basit İngilizce açıklama: To score points in rugby by running with the ball and putting it down beyond the opposing goal line.

  • She can run in a try from here.
  • Our team ran in four tries yesterday.
  • He ran in the winning try near the end.

Nasıl kullanılır: run in a try (The winger ran in a try just before halftime.)

Eş anlamlılar: score

Sık kullanılan kalıplar: run in a try, run in three tries

KADEMELİ UYGULAMAC2

kademeli olarak uygulamak, alıştıra alıştıra başlatmak

İnsanların alışabilmesi için yeni bir sistemi veya düzeni yavaş yavaş uygulamaya başlamak.

Basit İngilizce açıklama: To begin using a new system or routine slowly so people can get used to it.

  • We need time to run in the new system.
  • They ran the revised schedule in gradually.
  • Can we run it in before the busy season?

Nasıl kullanılır: run something in (We will run the new routine in over several weeks.)

Eş anlamlılar: phase in, introduce gradually

Sık kullanılan kalıplar: run in a system, run in a routine

SATIRA YERLEŞTİRMEC2

aynı satıra yerleştirmek

Yeni satır veya paragraf açmadan, metni yanındaki metinle aynı satıra yerleştirmek.

Basit İngilizce açıklama: To put text on the same line as nearby text instead of starting a new line or paragraph.

  • Run in the heading to save space.
  • We ran the labels in with the text.
  • Should I run these titles in?

Nasıl kullanılır: run something in (The editor ran the heading in with the opening sentence.)

Sık kullanılan kalıplar: run in a heading, run something in

BASKI BOŞLUĞUC2

boşluğu doldurmak için yerleştirmek

Sayfa düzenindeki boş alanları doldurmak için basılacak metni veya diğer malzemeyi yeniden yerleştirmek.

Basit İngilizce açıklama: To move printed text or other material into empty space in a page layout.

  • Run in the text to fill this space.
  • The compositor ran the remaining material in.
  • Can we run some type in here?

Nasıl kullanılır: run something in (The printer ran the text in to fill the gap.)

Sık kullanılan kalıplar: run in the text, run in printed matter

sıfat

RODAJI YAPILMIŞC1

rodajı yapılmış

Yeni hareketli parçaları birbirine uyum sağlayacak şekilde, başlangıçta dikkatlice kullanılmış.

Basit İngilizce açıklama: Used gently enough for new moving parts to fit together properly.

  • The engine is now run in.
  • Is the new machine fully run in yet?
  • It was already run in when we bought it.

Eş anlamlılar: broken in

Sık kullanılan kalıplar: fully run in, run in engine

SATIR İÇİC2

satır içi

Ayrı bir satır yerine, yanındaki metinle aynı satırda yer alan.

Basit İngilizce açıklama: Placed on the same line as the text beside it, rather than on a separate line.

  • These headings are run in.
  • The short title is run in with the paragraph.
  • Should the labels be run in or placed on separate lines?

Eş anlamlılar: inline

Sık kullanılan kalıplar: run in headings, run in text

run in hakkında sık sorulanlar

run in ne demek?

“run in” Türkçede “rodaj yapmak” demektir. Yeni bir makineyi başlangıçta dikkatlice kullanarak hareketli parçalarının zarar görmeden birbirine alışmasını sağlamak.

run in Türkçesi nedir?

run in kelimesinin Türkçe çevirileri: rodaj yapmak, tutuklamak, gözaltına almak, koşarak deneme sayısı yapmak, kademeli olarak uygulamak, alıştıra alıştıra başlatmak.

run in nasıl okunur?

/ˌrʌn ˈɪn/ diye okunur.

run in cümle içinde nasıl kullanılır?

You must run in the engine first. We ran the new machine in at low speed.

run in kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler