saffron
İngilizce “saffron” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈsæfrən/
saffron Türkçede: safran, safran sarısı, Hindu, Hindu milliyetçisi, safran katmak, safran sarısına boyamak
isim
safran
Çiçek parçalarından elde edilen, yemeklere özel bir tat ve sarı renk veren pahalı baharat.
Basit İngilizce açıklama: An expensive spice made from flower parts, used to give food a special taste and yellow colour.
- Add a little saffron to the rice.
- She soaked the saffron threads in warm water.
- This dish gets its yellow colour from saffron.
safran
Pahalı bir baharat yapmak için çiçeklerinin kırmızı kısımları toplanan, mor çiçekli bitki.
Basit İngilizce açıklama: A plant with purple flowers whose red parts are collected to make a valuable cooking spice.
- They grow saffron on the farm.
- The saffron flowers opened in autumn.
- She planted saffron bulbs in well-drained soil.
safran sarısı
Sarı ile turuncu arasında sıcak bir renk.
Basit İngilizce açıklama: A warm colour between yellow and orange.
- She chose saffron for the walls.
- The sunset changed from saffron to deep red.
- The fabric was a rich shade of saffron.
sıfat
safran sarısı
Sarı ile turuncu arasında sıcak bir renge sahip olan.
Basit İngilizce açıklama: Having a warm colour between yellow and orange.
- He wore a saffron robe.
- A saffron scarf brightened her dark coat.
- The evening sky turned saffron above the hills.
Hindu, Hindu milliyetçisi
Hindu diniyle, Hindularla veya Hindu kimliğini öne çıkaran siyasi hareketlerle ilgili.
Basit İngilizce açıklama: Connected with Hindu religion, Hindu people, or political movements promoting Hindu identity.
- The article examined saffron politics in India.
- Saffron groups organised the religious march.
- The party faced criticism for its saffron agenda.
fiil
safran katmak
Yiyecek veya içeceklere safran baharatı eklemek.
Basit İngilizce açıklama: To add the yellow spice made from crocus flowers to food or drink.
- Saffron the rice before serving it.
- The cook saffroned the broth for extra flavour.
- She likes to saffron her sauces lightly.
safran sarısına boyamak
Bir şeyi sarı ile turuncu arasında sıcak bir renge boyamak.
Basit İngilizce açıklama: To make something a warm colour between yellow and orange.
- The dawn began to saffron the sky.
- Sunlight saffroned the clouds above the town.
- A warm lamp saffroned the pale ceiling.
safranla boyamak
Kumaşı, safran baharatından yapılan bir boyayla renklendirmek.
Basit İngilizce açıklama: To colour cloth using a dye made from the yellow cooking spice.
- They used to saffron their robes.
- The dyer saffroned a piece of silk.
- It takes many flowers to saffron this much cloth.
saffron hakkında sık sorulanlar
saffron ne demek?
“saffron” Türkçede “safran” demektir. Çiçek parçalarından elde edilen, yemeklere özel bir tat ve sarı renk veren pahalı baharat.
saffron Türkçesi nedir?
saffron kelimesinin Türkçe çevirileri: safran, safran sarısı, Hindu, Hindu milliyetçisi, safran katmak, safran sarısına boyamak.
saffron nasıl okunur?
/ˈsæfrən/ diye okunur.
saffron cümle içinde nasıl kullanılır?
Add a little saffron to the rice. She soaked the saffron threads in warm water.
saffron kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpsaffron ile kurulan ifadeler
- saffron milk cap
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語