LookItUp

snoop

İngilizce “snoop” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /snup/ · İngiltere /snuːp/

Diğer biçimleri: snooping

snoop Türkçede: burnunu sokmak, gizlice araştırmak, gizlice dolaşmak, sinsi davranmak, meraklı, burnunu sokan kişi

fiil

GİZLİCE ARAŞTIRMAB2

burnunu sokmak, gizlice araştırmak

Birinin özel hayatı veya eşyaları hakkında gizlice bilgi aramak.

Basit İngilizce açıklama: To secretly look for information about someone's private life or belongings.

  • Stop snooping in my room.
  • She snooped through his phone while he slept.
  • Were you snooping on your neighbours again?

Nasıl kullanılır: snoop on someone (My neighbour keeps snooping on us.); snoop through something (He snooped through her private letters.)

Eş anlamlılar: pry, spy, nose around

Sık kullanılan kalıplar: snoop around, snoop on someone, snoop through something

GİZLİ HAREKETC2

gizlice dolaşmak, sinsi davranmak

Kimse fark etmesin diye gizlice hareket etmek veya davranmak.

Basit İngilizce açıklama: To move or behave in a sneaky way so that nobody notices you.

  • He snooped past the guards unseen.
  • They snooped around in the dark to avoid being noticed.
  • She snooped through the corridor, keeping close to the shadows.

Eş anlamlılar: sneak, skulk

Sık kullanılan kalıplar: snoop around, snoop past someone

isim

MERAKLI KİŞİB2

meraklı, burnunu sokan kişi

Başkalarının özel hayatı veya eşyaları hakkında gizlice bilgi edinmeye çalışan kişi.

Basit İngilizce açıklama: Someone who secretly tries to find out about other people's private lives or belongings.

  • Our neighbour is a snoop.
  • Don't let that snoop near your private papers.
  • The office snoops soon discovered who was leaving.

Eş anlamlılar: busybody, prying person

Sık kullanılan kalıplar: a nosy snoop, a little snoop, an office snoop

GİZLİ KURCALAMAB2

gizlice araştırma, kurcalama

Birinin özel eşyalarını veya çevresini gizlice inceleme.

Basit İngilizce açıklama: An occasion when you secretly look around or examine someone's private things.

  • I had a quick snoop around.
  • A snoop through his drawers revealed the missing keys.
  • She went for a snoop while everyone was outside.

Eş anlamlılar: look around, nose around

Sık kullanılan kalıplar: have a snoop, a quick snoop, a snoop around

ÖZEL DEDEKTİFC1

özel dedektif

Ücret karşılığında insanları veya olayları gizlice araştıran kişi.

Basit İngilizce açıklama: A person paid to secretly investigate people or events.

  • She hired a snoop.
  • The snoop followed her husband for three days.
  • Two private snoops gathered evidence for the client.

Eş anlamlılar: private detective, private investigator

Sık kullanılan kalıplar: hire a snoop, a private snoop, a professional snoop

snoop hakkında sık sorulanlar

snoop ne demek?

“snoop” Türkçede “burnunu sokmak” demektir. Birinin özel hayatı veya eşyaları hakkında gizlice bilgi aramak.

snoop Türkçesi nedir?

snoop kelimesinin Türkçe çevirileri: burnunu sokmak, gizlice araştırmak, gizlice dolaşmak, sinsi davranmak, meraklı, burnunu sokan kişi.

snoop nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /snup/, İngiliz İngilizcesinde /snuːp/ diye okunur.

snoop cümle içinde nasıl kullanılır?

Stop snooping in my room. She snooped through his phone while he slept.

snoop kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

snoop ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler