tend
İngilizce “tend” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /tɛnd/ · İngiltere /tend/
tend Türkçede: eğiliminde olmak, genellikle yapmak, bakmak, ilgilenmek, eğilim göstermek, yönelmek
fiil
eğiliminde olmak, genellikle yapmak
Bir şeyi yapma olasılığı yüksek olmak veya alışkanlık gereği sık sık yapmak.
Basit İngilizce açıklama: To be likely to do something, or to do it often as a habit.
- I tend to forget names.
- He tended to eat alone when he was younger.
- Do these plants tend to grow quickly?
bakmak, ilgilenmek
Birine veya bir şeye ihtiyaç duyduğu bakımı ve ilgiyi göstermek.
Basit İngilizce açıklama: To look after someone or something and give them the care they need.
- He tends the garden.
- The nurses tended the wounded soldiers.
- Who will tend to the animals while we're away?
eğilim göstermek, yönelmek
Genellikle belli bir özellik taşımak veya belli bir sonuca doğru gelişmek.
Basit İngilizce açıklama: To generally have a particular quality or move towards a particular result.
- His views tend towards the conservative.
- Her early paintings tended toward realism.
- These arguments tend towards the same conclusion.
barmenlik yapmak
Bar tezgâhının arkasında çalışıp içki hazırlamak ve servis etmek.
Basit İngilizce açıklama: To work behind a bar, preparing and serving drinks.
- She tends bar on weekends.
- I tended bar to pay for college.
- Who will tend the bar tonight?
yönelmek, seyretmek
Genellikle belli bir yönde ilerlemek veya değişmek.
Basit İngilizce açıklama: To usually move or change in a particular direction.
- Prices tend upward in summer.
- The path tended east as we climbed.
- Temperatures have tended downward over the past week.
tend kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUptend ile kurulan ifadeler
- tend bar
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語