track
İngilizce “track” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /træk/
track Türkçede: patika, yol, hat, parça, şarkı, takip
isim
patika, yol, hat
İnsanların, hayvanların veya araçların geçtiği patika ya da hazırlanmış güzergâh.
Basit İngilizce açıklama: A path or prepared route along which people, animals, or vehicles travel.
- We followed a track through the woods.
- The train stopped beside the damaged track.
- A narrow dirt track leads to the farm.
parça, şarkı
Bir albümde veya başka bir ses kaydında bulunan tek şarkı ya da kısa ses parçası.
Basit İngilizce açıklama: One song or short piece of sound on an album or other recording.
- This is my favourite track.
- The album has twelve tracks.
- Have you heard the new band's opening track?
takip
Dikkat ederek bir şeyin nerede olduğunu veya nasıl değiştiğini bilme.
Basit İngilizce açıklama: Knowledge of where something is or how it is changing, usually gained by paying attention.
- I lost track of time.
- She keeps track of all her expenses.
- How do you keep track of so many appointments?
yol, rota
Bir hedefe doğru ilerleme yolu; özellikle işlerin planlandığı gibi gitmesinden söz ederken kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: A course of progress towards a goal, especially when things are going as planned.
- Our plans are still on track.
- The team is on track to win the championship.
- A short meeting helped us get back on track.
iz, ayak izi
Ayak, tekerlek veya başka bir şeyin üzerinden geçtiği yüzeyde bıraktığı işaret.
Basit İngilizce açıklama: A mark left on a surface by a foot, wheel, or something else passing over it.
- We saw animal tracks in the snow.
- The car left deep tracks in the mud.
- Can you tell which animal made this track?
atletizm
Koşu yarışlarını, çoğu zaman da atlama ve atma dallarını kapsayan spor.
Basit İngilizce açıklama: A sport involving running races and often jumping or throwing events.
- She joined the school track team.
- He competed in track throughout college.
- The track meet was cancelled because of heavy rain.
fiil
takip etmek, izlemek
Birinin veya bir şeyin nereye gittiğini ya da zaman içinde nasıl değiştiğini izlemek.
Basit İngilizce açıklama: To follow where someone or something goes, or check how something changes over time.
- You can track your parcel online.
- She tracked her progress in a notebook.
- Scientists are tracking the storm as it moves north.
izini sürüp bulmak, bulmak
Dikkatle arayarak birini veya bir şeyi bulmak; genellikle “down” ile kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: To find someone or something after searching carefully, usually used with down.
- I finally tracked down my old teacher.
- Can you track down a copy of this book?
- The police tracked the missing car down.
track kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUptrack ile kurulan ifadeler
- track down: izini bulmak
- track record
- track and field
- track with
- track star
- track pizza
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語