LookItUp

traffic

İngilizce “traffic” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈtræfɪk/

traffic Türkçede: trafik, müşteri trafiği, müşteri akışı, kaçak ticaret, kaçakçılık, kaçakçılık yapmak

isim

TRAFİKA2

trafik

Bir yolda veya bir yerde hareket eden araçlar ya da insanlar.

Basit İngilizce açıklama: Vehicles or people moving along a road or through a place.

  • There is heavy traffic today.
  • We were stuck in traffic for an hour.
  • Pedestrian traffic increases near the station at lunchtime.

Eş anlamlılar: travel

Sık kullanılan kalıplar: heavy traffic, traffic jam, road traffic

MÜŞTERİ AKIŞIB2

müşteri trafiği, müşteri akışı

Bir mağazaya veya restorana gelen müşterilerin sayısı ya da gelip gitmesi.

Basit İngilizce açıklama: The number or flow of people visiting a shop or restaurant.

  • The shop gets little traffic on Mondays.
  • Weekend traffic helped the restaurant increase sales.
  • A new entrance could bring more foot traffic.

Eş anlamlılar: customer flow

Sık kullanılan kalıplar: foot traffic, store traffic, customer traffic

YASA DIŞI TİCARETC1

kaçak ticaret, kaçakçılık

Malların veya insanların, genellikle yasaya aykırı biçimde alınıp satılması.

Basit İngilizce açıklama: The buying and selling of goods or people, usually against the law.

  • They tried to stop the traffic in drugs.
  • Illegal traffic in weapons crosses several borders.
  • The report exposed traffic in stolen art.

Nasıl kullanılır: traffic in something (The police investigated traffic in stolen cars.)

Eş anlamlılar: trade, trafficking

Sık kullanılan kalıplar: traffic in drugs, illegal traffic, traffic in weapons

fiil

KAÇAKÇILIK YAPMAC1

kaçakçılık yapmak, kaçak ticaret yapmak

Malları veya insanları, genellikle yasaya aykırı biçimde almak, satmak veya taşımak.

Basit İngilizce açıklama: To buy, sell, or move goods or people, usually against the law.

  • They traffic in illegal weapons.
  • He was arrested for trafficking in drugs.
  • The group trafficked stolen goods across the border.

Nasıl kullanılır: traffic in something (The gang trafficked in stolen phones.)

Eş anlamlılar: trade, deal

Sık kullanılan kalıplar: traffic in drugs, traffic in weapons, traffic stolen goods

sıfat

TRAFİK SIKIŞIKLIĞIC2

trafik bakımından sıkışık

Araçların çokluğu yüzünden ilerlemenin zor veya yavaş olduğu.

Basit İngilizce açıklama: Having so many vehicles that movement is difficult or slow.

  • It is very traffic here today.
  • The road was super traffic yesterday.
  • Is it always this traffic near the market?

Eş anlamlılar: congested, jammed

Zıt anlamlılar: clear

Sık kullanılan kalıplar: very traffic, super traffic, traffic here

traffic kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

traffic ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler