LookItUp

trunk

İngilizce “trunk” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /trʌŋk/

Diğer biçimleri: trunks

trunk Türkçede: gövde, ağaç gövdesi, bagaj, hortum, sandık

isim

AĞAÇ GÖVDESİB1

gövde, ağaç gövdesi

Ağacın köklerinden yukarı uzanan ve dallarını taşıyan kalın ana kısmı.

Basit İngilizce açıklama: The thick main part of a tree that grows up from the roots and supports the branches.

  • The tree has a thick trunk.
  • She leaned against the trunk of an oak.
  • Fallen trunks blocked the forest path.

Nasıl kullanılır: trunk of a tree (The trunk of the tree was covered in moss.)

Eş anlamlılar: main stem

Sık kullanılan kalıplar: tree trunk, hollow trunk, trunk of something

ARABA BAGAJIA2

bagaj

Genellikle arabanın arkasında bulunan, eşyaların konulduğu kapalı bölüm.

Basit İngilizce açıklama: The covered storage space, usually at the back of a car.

  • Put the bags in the trunk.
  • She opened the trunk to get her suitcase.
  • Does this car have a large trunk?

Eş anlamlılar: boot

Sık kullanılan kalıplar: car trunk, in the trunk, open the trunk

FİL HORTUMUB1

hortum

Filin nefes almak, koklamak, su içmek ve nesneleri tutmak için kullandığı uzun, hareketli burnu.

Basit İngilizce açıklama: The long, movable nose of an elephant, used to breathe, smell, drink, and pick things up.

  • The elephant raised its trunk.
  • It sprayed water over its back with its trunk.
  • Baby elephants learn to pick things up with their trunks.

Sık kullanılan kalıplar: elephant trunk, raise its trunk, trunk of something

BÜYÜK SANDIKB2

sandık

Giysi ve başka eşyaları saklamak veya taşımak için kullanılan, genellikle kilitli, büyük ve sağlam kutu.

Basit İngilizce açıklama: A large strong box, often with a lock, for storing or carrying clothes and other things.

  • Her clothes are in a trunk.
  • We found an old trunk in the attic.
  • They packed their belongings into two large trunks.

Eş anlamlılar: chest

Sık kullanılan kalıplar: wooden trunk, old trunk, pack a trunk

VÜCUT GÖVDESİC1

gövde

Baş, kollar ve bacaklar dışındaki; göğüs, karın ve sırtı içeren ana vücut bölümü.

Basit İngilizce açıklama: The main part of the body, including the chest, stomach, and back, but excluding the head and limbs.

  • Keep your trunk straight.
  • This exercise strengthens the trunk muscles.
  • The injury affected his trunk but spared his arms.

Eş anlamlılar: torso

Sık kullanılan kalıplar: upper trunk, trunk muscles, rotate the trunk

HAYVAN HORTUMUC1

hortum

Bazı hayvanların koklamak, nefes almak veya nesneleri tutmak için kullandığı uzun, hareketli burun.

Basit İngilizce açıklama: A long, movable nose that some animals use to smell, breathe, or handle things.

  • The tapir has a short trunk.
  • Its flexible trunk helps it reach leaves.
  • Elephants use their trunks to smell and grasp objects.

Eş anlamlılar: proboscis

Sık kullanılan kalıplar: short trunk, flexible trunk, tapir trunk

trunk hakkında sık sorulanlar

trunk ne demek?

“trunk” Türkçede “gövde” demektir. Ağacın köklerinden yukarı uzanan ve dallarını taşıyan kalın ana kısmı.

trunk Türkçesi nedir?

trunk kelimesinin Türkçe çevirileri: gövde, ağaç gövdesi, bagaj, hortum, sandık.

trunk nasıl okunur?

/trʌŋk/ diye okunur.

trunk cümle içinde nasıl kullanılır?

The tree has a thick trunk. She leaned against the trunk of an oak.

trunk kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler