winding
İngilizce “winding” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈwaɪndɪŋ/
winding Türkçede: kıvrımlı, dolambaçlı, kıvrılarak ilerleyen, zikzak çizen, sarmal, spiral
sıfat
kıvrımlı, dolambaçlı
Düz olmayıp çok sayıda kıvrımı veya dönemeci olan.
Basit İngilizce açıklama: Having many curves or turns rather than being straight.
- We drove along a winding road.
- A narrow, winding path leads to the lake.
- They climbed the winding staircase to the tower.
kıvrılarak ilerleyen, zikzak çizen
Birçok kıvrım veya dönüş yaparak ilerleyen.
Basit İngilizce açıklama: Moving along a course with many curves or turns.
- The snake advanced with a winding motion.
- The water followed a winding course through the fields.
- Her winding movements carried her across the dance floor.
sarmal, spiral
Yukarı veya aşağı uzanırken bir merkezin çevresinde dönerek ilerleyen.
Basit İngilizce açıklama: Curving around a central point as it goes up or down.
- A winding staircase leads upstairs.
- We climbed the winding stairs inside the tower.
- The winding stone steps made me feel dizzy.
nefes kesici, nefessiz bırakan
Özellikle yorulma veya vücuda alınan darbe nedeniyle nefes almayı zorlaştıran.
Basit İngilizce açıklama: Making it difficult for you to breathe, especially through effort or a blow to the body.
- He received a winding blow to the stomach.
- A winding kick left her gasping for air.
- She recovered slowly from the winding punch.
isim
sarma, dolama
Bir şeyi kendi üzerine veya başka bir nesnenin çevresine dolama işlemi.
Basit İngilizce açıklama: The action of turning or wrapping something around itself or another object.
- The winding of the thread took an hour.
- Loose winding can leave gaps between the coils.
- This machine makes cable winding much faster.
kıvrım, dönemeç
Bir şeyin biçimindeki bükülme, dönemeç veya birbirini izleyen kıvrımlar.
Basit İngilizce açıklama: A curve, bend, or series of twists in the shape of something.
- The road's windings were easy to see from above.
- We traced each winding of the river on the map.
- A cottage stood beyond the last winding of the lane.
kurma
Saat veya makineyi çalıştırmak için anahtar ya da kol çevirerek içindeki yayı germe işlemi.
Basit İngilizce açıklama: Turning a key or handle to tighten a spring so a clock or machine can work.
- This clock needs daily winding.
- Too much winding can damage the spring.
- The watch stopped because I forgot its morning winding.
kıvrılarak ilerleme, kıvrılma
Kıvrımlar çizerek veya sürekli yön değiştirerek ilerleme hareketi.
Basit İngilizce açıklama: A movement that follows curves or changes direction repeatedly.
- The dance began with a slow winding of the body.
- We watched the snake's winding through the grass.
- The stream's winding carried the leaf past several bends.
winding hakkında sık sorulanlar
winding ne demek?
“winding” Türkçede “kıvrımlı” demektir. Düz olmayıp çok sayıda kıvrımı veya dönemeci olan.
winding Türkçesi nedir?
winding kelimesinin Türkçe çevirileri: kıvrımlı, dolambaçlı, kıvrılarak ilerleyen, zikzak çizen, sarmal, spiral.
winding nasıl okunur?
/ˈwaɪndɪŋ/ diye okunur.
winding cümle içinde nasıl kullanılır?
We drove along a winding road. A narrow, winding path leads to the lake.
winding kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語