LookItUp

work

İngilizce “work” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /wɝk/ · İngiltere /wɜːk/

work Türkçede: iş, çalışma, iş yeri, emek, çaba, eser

isim

İŞA1

iş, çalışma

Genellikle para kazanmak için yaptığın iş veya görevler.

Basit İngilizce açıklama: The job or tasks you do, usually to earn money.

  • I enjoy my work.
  • His work involves travelling abroad.
  • Are you looking for work?

Eş anlamlılar: employment, job

Sık kullanılan kalıplar: find work, paid work, work experience

İŞ YERİA1

iş yeri, iş

İşini yaptığın yer.

Basit İngilizce açıklama: The place where you do your job.

  • Dad is at work.
  • She drove to work early.
  • What time do you leave work?

Eş anlamlılar: workplace

Sık kullanılan kalıplar: at work, to work, from work

EMEKA2

emek, çaba

Bir şeyi yapmak veya üretmek için gereken bedensel ya da zihinsel çaba.

Basit İngilizce açıklama: The physical or mental effort needed to do or make something.

  • This takes a lot of work.
  • We finished the work before sunset.
  • Repairing the roof was hard work.

Eş anlamlılar: effort, labour

Sık kullanılan kalıplar: hard work, a lot of work, work on something

ESERB1

eser, yapıt

Birinin yarattığı kitap, resim veya müzik parçası gibi ürün.

Basit İngilizce açıklama: Something someone has created, such as a book, painting, or piece of music.

  • This is her latest work.
  • The museum displays works by local artists.
  • Have you read his early work?

Eş anlamlılar: creation, piece

Sık kullanılan kalıplar: work of art, early work, collected work

İŞVERENB2

işveren, şirket

Seni çalıştıran şirket veya kuruluş.

Basit İngilizce açıklama: The company or organization that employs you.

  • My work pays for my training.
  • Her work gave her two days off.
  • Will your work let you leave early?

Eş anlamlılar: employer

Sık kullanılan kalıplar: my work, work allows something, work pays for

FİZİKTE İŞC1

iş

Bir kuvvetin bir cismi hareket ettirmesiyle aktarılan enerji.

Basit İngilizce açıklama: Energy transferred when a force moves an object through a distance.

  • Work is measured in joules.
  • The force did work on the moving box.
  • Calculate the work needed to lift the weight.

Sık kullanılan kalıplar: work done, work against friction, calculate the work

fiil

ÇALIŞMAKA1

çalışmak

Genellikle para karşılığında bir iş yapmak.

Basit İngilizce açıklama: To do a job, usually for money.

  • I work in a shop.
  • She worked as a teacher for years.
  • Do you work on Sundays?

Nasıl kullanılır: work as something (He works as a nurse.); work for someone/something (She works for a small company.); work at/in something (I work in a hospital.)

Eş anlamlılar: be employed

Sık kullanılan kalıplar: work as something, work for someone, work at something

İŞE YARAMAKA1

çalışmak, işe yaramak

Beklenen görevi yerine getirmek veya istenen sonucu vermek.

Basit İngilizce açıklama: To do what is intended, or produce the result that someone wants.

  • My phone does not work.
  • The new treatment worked well.
  • Will this plan work?

Nasıl kullanılır: work for someone (That solution works for me.)

Eş anlamlılar: function, succeed

Zıt anlamlılar: fail

Sık kullanılan kalıplar: work properly, work well, work for someone, work again

work kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

work ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler