afford
İngilizce “afford” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /əˈfɔrd/ · İngiltere /əˈfɔːd/
afford Türkçede: parası yetmek, maddi gücü yetmek, göze alabilmek, kaldırabilmek, sağlamak, sunmak
fiil
parası yetmek, maddi gücü yetmek
Bir şeyi satın almak veya yapmak için yeterli paraya ya da başka olanaklara sahip olmak.
Basit İngilizce açıklama: To have enough money or other resources to buy or do something.
- I cannot afford a new phone.
- They could afford to travel last year.
- Can you afford the monthly payments?
göze alabilmek, kaldırabilmek
Ciddi sorun veya zarar doğurmadan bir şeyi yapabilecek ya da ona izin verebilecek durumda olmak.
Basit İngilizce açıklama: To be able to do or allow something without causing serious problems or harm.
- We cannot afford another mistake.
- You can afford to rest for an hour.
- Can the team afford to lose its best player?
sağlamak, sunmak
Birine yardım, koruma veya fırsat gibi bir şey sunmak.
Basit İngilizce açıklama: To give someone something, such as help, protection, or an opportunity.
- The law affords her protection.
- The course afforded us a chance to practice.
- This arrangement affords greater privacy to guests.
afford kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語