aged
İngilizce “aged” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /eɪdʒd/
aged Türkçede: yaşında, yıllanmış, olgunlaştırılmış, yaşlı, ihtiyar, yaşlılar
sıfat
yaşında
Belirtilen yaşta olan; birinin kaç yaşında olduğunu söylemek için kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: Having a particular age.
- Her son is aged seven.
- He died aged eighty-two.
- The club welcomes children aged five to twelve.
yıllanmış, olgunlaştırılmış
Tadı veya kalitesi iyileşsin diye bir süre bekletilmiş.
Basit İngilizce açıklama: Kept for some time so that its taste or quality improves.
- I prefer aged cheese.
- The wine was aged in oak barrels.
- Have you tried their aged beef?
yaşlı, ihtiyar
Uzun yıllar yaşamış veya var olmuş.
Basit İngilizce açıklama: Having lived or existed for many years.
- An aged man opened the door.
- She cared for her aged parents.
- The aged tree stood beside the church.
isim
yaşlılar
Bir grup olarak düşünülen ileri yaştaki insanlar.
Basit İngilizce açıklama: Old people considered as a group.
- The aged need good care.
- The charity provides meals for the aged.
- These homes were built to support the aged.
aged kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語