bread
İngilizce “bread” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /brɛd/ · İngiltere /bred/
bread Türkçede: ekmek, para, galeta ununa bulamak
isim
ekmek
Un ve suyla hazırlanan, çoğunlukla maya da eklenen hamurun pişirilmesiyle yapılan yiyecek.
Basit İngilizce açıklama: A food made by baking a mixture of flour and water, often with yeast.
- I eat bread for breakfast.
- She baked two loaves of bread.
- Would you like some bread with your soup?
ekmek
Un ve suyla yapılan hamurun pişirilmesiyle hazırlanan ekmeğin belirli bir çeşidi.
Basit İngilizce açıklama: A particular type of food made by baking flour and water together.
- Rye bread is my favorite.
- The bakery sells several traditional breads.
- Which bread works best for these sandwiches?
para
Günlük ve samimi dilde para, özellikle çalışarak kazanılan para.
Basit İngilizce açıklama: Money, especially money you earn.
- I need some bread.
- He took the job to earn more bread.
- They made enough bread to pay the rent.
fiil
galeta ununa bulamak
Yiyeceği pişirmeden önce galeta ununa veya kuru ekmek kırıntılarına bulamak.
Basit İngilizce açıklama: To cover food with small pieces of dry bread before cooking it.
- Bread the fish before frying it.
- She breaded the chicken with seasoned crumbs.
- Do you bread the cutlets yourself?
bread kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpbread ile kurulan ifadeler
- bread roll: ekmekçik
- bread and circuses: ekmek ve sirkler, ekmek ve sirk oyunları
- bread and butter: ekmek parası
- bread of life
- bread and honey
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語