bad
İngilizce “bad” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /bæd/
bad Türkçede: kötü, zararlı, kalitesiz, harika, müthiş, çok
sıfat
kötü, zararlı
Hoşa gitmeyen, zarar veren veya yanlış olan.
Basit İngilizce açıklama: Unpleasant, harmful, or wrong.
- I have some bad news.
- Smoking is bad for your health.
- He felt ashamed of his bad behavior.
kötü, kalitesiz
İyi yapılmamış veya beklenen kaliteye ulaşmamış.
Basit İngilizce açıklama: Made or done poorly, or below the standard you expect.
- That was a bad movie.
- The hotel offered bad service.
- Her first drawings were bad, but she improved quickly.
harika, müthiş
Çok iyi, etkileyici veya havalı olan.
Basit İngilizce açıklama: Very good, impressive, or stylish.
- That is one bad car!
- He played a bad guitar solo.
- You look bad in that leather jacket.
zarf
kötü
Beceriksizce veya kötü sonuç verecek şekilde.
Basit İngilizce açıklama: In a way that shows little skill or brings a poor result.
- I did bad on the test.
- Our team played pretty bad yesterday.
- She did not do too bad for a beginner.
çok, fena halde
Bir şeyi çok istemeyi veya güçlü bir duyguyu belirtir.
Basit İngilizce açıklama: Very much or with strong feeling.
- I miss you so bad.
- He wanted that job real bad.
- My knee hurts bad today.
ünlem
ayıp, yaramaz
Çocuğa veya hayvana davranışının yanlış olduğunu söylemek için kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: Used to tell a child or animal that its behavior is wrong.
- Bad! Stop biting my shoes.
- Bad dog! Leave the cat alone.
- Bad! You must not hit your brother.
bad kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpbad ile kurulan ifadeler
- bad luck: kötü şans, talihsizlik
- bad news
- bad guy
- bad breath: ağız kokusu
- bad apple
- bad manners: edepsizlik, terbiyesizlik
- bad boy
- bad blood
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語