LookItUp

bind

İngilizce “bind” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /baɪnd/

Diğer biçimleri: binds, bound

bind Türkçede: bağlamak, sarmak, yükümlü kılmak, birleştirmek, bağlanmak, ciltlemek

fiil

SIKICA BAĞLAMAB2

bağlamak, sarmak

İp, sicim veya şeritle bir şeyleri sıkıca bir arada tutmak ya da yerinde sabitlemek.

Basit İngilizce açıklama: To tie things tightly together or hold them in place with rope, string, or a band.

  • Bind the branches with string.
  • They bound his hands behind his back.
  • A cloth was used to bind the wound.

Nasıl kullanılır: bind something with something (She bound the sticks with rope.)

Eş anlamlılar: tie, fasten

Zıt anlamlılar: untie, unbind

Sık kullanılan kalıplar: bind someone’s hands, bind something together, bind with rope

YÜKÜMLÜ KILMAC1

yükümlü kılmak, bağlamak

Birini hukuk veya ahlak gereği bir kurala uymak ya da sözünü tutmak zorunda bırakmak.

Basit İngilizce açıklama: To make someone legally or morally required to obey a rule or keep a promise.

  • This agreement binds both parties.
  • We are bound by strict rules.
  • His promise bound him to keep the secret.

Nasıl kullanılır: be bound by something (We are bound by the contract.); bind someone to do something (The agreement binds him to pay every month.)

Eş anlamlılar: oblige, obligate

Zıt anlamlılar: release

Sık kullanılan kalıplar: bind someone legally, bind someone to

YAKIN BAĞ KURMAC1

birleştirmek, bağlamak

İnsanlar veya şeyler arasında güçlü, yakın bir ilişki oluşturmak.

Basit İngilizce açıklama: To create a close connection between people or things.

  • Shared memories bind us together.
  • Love bound the family through difficult times.
  • A common purpose binds these communities.

Nasıl kullanılır: bind someone to someone/something (Her promise bound her to the group.); bind people/things together (Their shared history binds them together.)

Eş anlamlılar: unite, connect, link

Zıt anlamlılar: divide, separate

Sık kullanılan kalıplar: bind people together, bind someone to

BİRBİRİNE TUTUNMAC1

birleştirmek, bağlanmak

Ayrı parçaların birbirine yapışması veya onların birbirine yapışmasını sağlamak.

Basit İngilizce açıklama: To stick together, or make separate parts stick together.

  • Eggs bind the ingredients together.
  • The mixture will bind as it cools.
  • These molecules bind with proteins in the blood.

Nasıl kullanılır: bind with something (The substance binds with water.); bind something together (The sauce binds the ingredients together.)

Eş anlamlılar: combine, stick

Sık kullanılan kalıplar: bind ingredients together, bind with something

KİTAP CİLTLEMEC1

ciltlemek

Kitabın sayfalarını bir araya getirip bir kapağın içine yerleştirmek.

Basit İngilizce açıklama: To join a book’s pages together and put them inside a cover.

  • They bind each book by hand.
  • The poems were bound in red leather.
  • Can you bind these pages into one volume?

Nasıl kullanılır: bind something in something (The book was bound in leather.)

Sık kullanılan kalıplar: bind a book, bind in leather, bind pages together

SIKIŞMAC2

sıkışmak, takılmak

Parçalar birbirine sürtündüğü veya takıldığı için serbestçe hareket edememek.

Basit İngilizce açıklama: To stop moving freely because parts rub against each other or become stuck.

  • The machine starts to bind after an hour.
  • This gear binds under pressure.
  • A bent shaft can make the mechanism bind.

Nasıl kullanılır: bind up (The sewing machine keeps binding up.)

Eş anlamlılar: jam, stick

Sık kullanılan kalıplar: bind up, bind under pressure

isim

ZOR DURUMB2

çıkmaz, zor durum

İçinden çıkılması veya çözülmesi güç olan durum.

Basit İngilizce açıklama: A difficult situation that is hard to escape or solve.

  • I am in a bind.
  • Losing both jobs put us in a terrible bind.
  • Can you help me out of this bind?

Nasıl kullanılır: in a bind (We are in a bind without a car.)

Eş anlamlılar: difficulty, fix, predicament

Sık kullanılan kalıplar: in a bind, get into a bind, out of a bind

bind hakkında sık sorulanlar

bind ne demek?

“bind” Türkçede “bağlamak” demektir. İp, sicim veya şeritle bir şeyleri sıkıca bir arada tutmak ya da yerinde sabitlemek.

bind Türkçesi nedir?

bind kelimesinin Türkçe çevirileri: bağlamak, sarmak, yükümlü kılmak, birleştirmek, bağlanmak, ciltlemek.

bind nasıl okunur?

/baɪnd/ diye okunur.

bind cümle içinde nasıl kullanılır?

Bind the branches with string. They bound his hands behind his back.

bind kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

bind ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler