LookItUp

boil

İngilizce “boil” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /bɔɪl/

Diğer biçimleri: boils

boil Türkçede: kaynama, çıban, kaynatma, kaynamak, haşlamak, kaynatmak

isim

KAYNAMAA2

kaynama

Bir sıvının kabarcıklar çıkarıp buhara dönüşecek kadar sıcak olduğu durum.

Basit İngilizce açıklama: The state of a liquid when it is hot enough to bubble and turn into gas.

  • Bring the water to a boil.
  • Keep the soup at a gentle boil.
  • The sauce reached a full boil in minutes.

Nasıl kullanılır: bring something to a boil (Bring the milk to a boil.)

Sık kullanılan kalıplar: rolling boil, bring to boil, boil over, come to boil

ÇIBANB2

çıban

Deride enfeksiyon nedeniyle oluşan, içinde sarı veya beyaz irin bulunan ağrılı şişlik.

Basit İngilizce açıklama: A painful swollen spot on the skin containing thick yellow or white liquid from an infection.

  • A boil appeared on his neck.
  • The nurse checked the painful boil.
  • She had several boils on her arm.

Nasıl kullanılır: a boil on something (He had a boil on his leg.)

Eş anlamlılar: abscess, carbuncle, cyst, furuncle

Sık kullanılan kalıplar: painful boil, boil on something

BİR KEZ KAYNATMAB2

kaynatma

Bir sıvıyı kabarcıklar çıkarana kadar bir kez ısıtma işlemi.

Basit İngilizce açıklama: One period of heating a liquid until it bubbles.

  • Give the water a good boil.
  • A quick boil softened the vegetables.
  • After a second boil, the liquid looked clearer.

Nasıl kullanılır: give something a boil (Give the water a quick boil before using it.)

Sık kullanılan kalıplar: quick boil, good boil

fiil

SIVININ KAYNAMASIA2

kaynamak

Bir sıvının ısınıp kabarcıklar çıkarması ve buhara dönüşmesi.

Basit İngilizce açıklama: If a liquid does this, it becomes hot enough to bubble and turn into gas.

  • The water is starting to boil.
  • The milk boiled while I was out.
  • Does water boil at a lower temperature here?

Sık kullanılan kalıplar: boil rapidly, boil gently, water boil

SUDA PİŞİRMEA2

haşlamak, kaynatmak

Yiyeceği kaynayan suyun veya başka bir sıvının içinde pişirmek.

Basit İngilizce açıklama: To cook food in water or another liquid that is very hot and bubbling.

  • Boil the potatoes until they are soft.
  • I boiled two eggs for breakfast.
  • How long should I boil this pasta?

Nasıl kullanılır: boil something for a period of time (Boil the eggs for six minutes.)

Sık kullanılan kalıplar: boil eggs, boil potatoes, boil something gently

SICAKTAN BUNALMAB1

sıcaktan yanmak, sıcaktan bunalmak

Aşırı sıcak yüzünden rahatsız olmak.

Basit İngilizce açıklama: To feel extremely hot and uncomfortable.

  • I am boiling in this coat.
  • We were boiling inside the crowded bus.
  • Open a window; everyone is boiling!

Eş anlamlılar: overheat, swelter

Zıt anlamlılar: freeze

Sık kullanılan kalıplar: boil in something, boil inside

boil hakkında sık sorulanlar

boil ne demek?

“boil” Türkçede “kaynama” demektir. Bir sıvının kabarcıklar çıkarıp buhara dönüşecek kadar sıcak olduğu durum.

boil Türkçesi nedir?

boil kelimesinin Türkçe çevirileri: kaynama, çıban, kaynatma, kaynamak, haşlamak, kaynatmak.

boil nasıl okunur?

/bɔɪl/ diye okunur.

boil cümle içinde nasıl kullanılır?

Bring the water to a boil. Keep the soup at a gentle boil.

boil kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

boil ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler