break down
İngilizce “break down” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˌbreɪk ˈdaʊn/
break down Türkçede: bozulmak, arızalanmak, yıkılmak, çökmek, ayrıntılandırmak, parçalara ayırmak
fiil
bozulmak, arızalanmak
Bir makinenin, içindeki bir sorun yüzünden çalışmayı durdurması.
Basit İngilizce açıklama: If a machine does this, it stops working because something is wrong with it.
- My car broke down yesterday.
- The washing machine keeps breaking down.
- What will we do if the bus breaks down?
yıkılmak, çökmek
Yoğun duygular veya stres yüzünden kendini kontrol edememek ya da yaşadıklarına dayanamaz hale gelmek.
Basit İngilizce açıklama: If someone does this, strong feelings or stress make them lose control or become unable to cope.
- She broke down and cried.
- He nearly broke down under the pressure.
- I broke down when I heard about the accident.
ayrıntılandırmak, parçalara ayırmak
Bilgiyi küçük bölümlere ayırıp her bölümü açık ve ayrıntılı biçimde anlatmak.
Basit İngilizce açıklama: If you do this, you divide information into smaller parts to explain it clearly and in detail.
- Please break down the costs for me.
- She broke the process down into five steps.
- Can you break these figures down by month?
çürümek, ayrışmak, ayrıştırmak
Bir maddenin çürüyerek veya işlenerek daha basit maddelere dönüşmesi.
Basit İngilizce açıklama: If something does this, it slowly changes into simpler substances as it rots or is processed.
- Old leaves break down slowly.
- These bacteria break down dead plants.
- How long does food waste take to break down?
çökmek, zayıflamak, yıkmak
Bir sistemin veya ilişkinin düzgün işlemez hale gelmesi; bir engeli ya da direnci zayıflatmak.
Basit İngilizce açıklama: If something does this, it becomes too weak to work properly; you can also cause this change.
- Their trust slowly broke down.
- The talks broke down after another disagreement.
- Shared activities can break down barriers between neighbours.
dayanamamak, pes etmek
Önceden reddettiğin veya yapmaktan kaçındığın bir şeyi sonunda kabul etmek.
Basit İngilizce açıklama: If you do this, you finally agree to do something you had been refusing or avoiding.
- I broke down and said yes.
- She finally broke down and ordered dessert.
- Will he break down and pay for a taxi?
break down hakkında sık sorulanlar
break down ne demek?
“break down” Türkçede “bozulmak” demektir. Bir makinenin, içindeki bir sorun yüzünden çalışmayı durdurması.
break down Türkçesi nedir?
break down kelimesinin Türkçe çevirileri: bozulmak, arızalanmak, yıkılmak, çökmek, ayrıntılandırmak, parçalara ayırmak.
break down nasıl okunur?
/ˌbreɪk ˈdaʊn/ diye okunur.
break down cümle içinde nasıl kullanılır?
My car broke down yesterday. The washing machine keeps breaking down.
break down kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語