LookItUp

break down

İngilizce “break down” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌbreɪk ˈdaʊn/

break down Türkçede: bozulmak, arızalanmak, yıkılmak, çökmek, ayrıntılandırmak, parçalara ayırmak

fiil

ARIZALANMAB1

bozulmak, arızalanmak

Bir makinenin, içindeki bir sorun yüzünden çalışmayı durdurması.

Basit İngilizce açıklama: If a machine does this, it stops working because something is wrong with it.

  • My car broke down yesterday.
  • The washing machine keeps breaking down.
  • What will we do if the bus breaks down?

Eş anlamlılar: fail, stop working

Sık kullanılan kalıplar: cars break down, machines break down, break down suddenly

RUHSAL ÇÖKÜŞB2

yıkılmak, çökmek

Yoğun duygular veya stres yüzünden kendini kontrol edememek ya da yaşadıklarına dayanamaz hale gelmek.

Basit İngilizce açıklama: If someone does this, strong feelings or stress make them lose control or become unable to cope.

  • She broke down and cried.
  • He nearly broke down under the pressure.
  • I broke down when I heard about the accident.

Nasıl kullanılır: break down in tears (She broke down in tears when she heard the news.); break down and do something (He broke down and began to sob.)

Eş anlamlılar: fall apart, collapse

Sık kullanılan kalıplar: break down crying, break down in tears, break down under pressure

AYRINTILI AÇIKLAMAB2

ayrıntılandırmak, parçalara ayırmak

Bilgiyi küçük bölümlere ayırıp her bölümü açık ve ayrıntılı biçimde anlatmak.

Basit İngilizce açıklama: If you do this, you divide information into smaller parts to explain it clearly and in detail.

  • Please break down the costs for me.
  • She broke the process down into five steps.
  • Can you break these figures down by month?

Nasıl kullanılır: break something down into something (She broke the task down into small steps.); break something down by something (The report breaks spending down by department.)

Eş anlamlılar: analyze, itemize

Sık kullanılan kalıplar: break down costs, break down the figures, break down something

AYRIŞMAB2

çürümek, ayrışmak, ayrıştırmak

Bir maddenin çürüyerek veya işlenerek daha basit maddelere dönüşmesi.

Basit İngilizce açıklama: If something does this, it slowly changes into simpler substances as it rots or is processed.

  • Old leaves break down slowly.
  • These bacteria break down dead plants.
  • How long does food waste take to break down?

Nasıl kullanılır: break down into something (The leaves break down into rich compost.); break something down (Bacteria break the waste down.)

Eş anlamlılar: decompose, decay, rot

Sık kullanılan kalıplar: leaves break down, break down food, break down into nutrients

İŞLEVİNİ YİTİRMEB2

çökmek, zayıflamak, yıkmak

Bir sistemin veya ilişkinin düzgün işlemez hale gelmesi; bir engeli ya da direnci zayıflatmak.

Basit İngilizce açıklama: If something does this, it becomes too weak to work properly; you can also cause this change.

  • Their trust slowly broke down.
  • The talks broke down after another disagreement.
  • Shared activities can break down barriers between neighbours.

Nasıl kullanılır: break something down (Regular contact helped break their resistance down.)

Eş anlamlılar: collapse, weaken

Sık kullanılan kalıplar: talks break down, break down barriers, break down resistance

PES ETMEC1

dayanamamak, pes etmek

Önceden reddettiğin veya yapmaktan kaçındığın bir şeyi sonunda kabul etmek.

Basit İngilizce açıklama: If you do this, you finally agree to do something you had been refusing or avoiding.

  • I broke down and said yes.
  • She finally broke down and ordered dessert.
  • Will he break down and pay for a taxi?

Nasıl kullanılır: break down and do something (I broke down and bought a new phone.)

Eş anlamlılar: give in, relent

Zıt anlamlılar: resist

Sık kullanılan kalıplar: finally break down, break down and agree

break down hakkında sık sorulanlar

break down ne demek?

“break down” Türkçede “bozulmak” demektir. Bir makinenin, içindeki bir sorun yüzünden çalışmayı durdurması.

break down Türkçesi nedir?

break down kelimesinin Türkçe çevirileri: bozulmak, arızalanmak, yıkılmak, çökmek, ayrıntılandırmak, parçalara ayırmak.

break down nasıl okunur?

/ˌbreɪk ˈdaʊn/ diye okunur.

break down cümle içinde nasıl kullanılır?

My car broke down yesterday. The washing machine keeps breaking down.

break down kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler