LookItUp

contingent

İngilizce “contingent” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /kənˈtɪndʒənt/

contingent Türkçede: bağlı, koşullu, geçici, olası, kesin olmayan, askerî birlik

sıfat

KOŞULA BAĞLIC1

bağlı, koşullu

Ancak başka bir şey gerçekleşirse veya doğruysa gerçekleşen ya da geçerli olan.

Basit İngilizce açıklama: Happening or being true only if something else happens or is true.

  • Payment is contingent on approval.
  • Our trip was contingent upon getting enough funding.
  • Is the agreement contingent on both sides signing?

Nasıl kullanılır: be contingent on/upon something (The offer is contingent on a satisfactory inspection.)

Eş anlamlılar: dependent, conditional

Zıt anlamlılar: unconditional, independent

Sık kullanılan kalıplar: contingent on approval, contingent upon funding, contingent on something

GEÇİCİ İŞC1

geçici

Özellikle iş veya çalışanlar için, kalıcı olmayıp sınırlı bir süre devam eden.

Basit İngilizce açıklama: Lasting for a limited time rather than being permanent, especially when describing work or workers.

  • The company hired contingent workers.
  • Contingent labor helps cover the busy summer season.
  • Many members of the contingent workforce lack paid leave.

Eş anlamlılar: temporary, nonpermanent

Zıt anlamlılar: permanent

Sık kullanılan kalıplar: contingent workers, contingent labor, contingent workforce

KESİN OLMAYANC2

olası, kesin olmayan

Gerçekleşmesi mümkün olan ancak gerçekleşeceği kesin olmayan.

Basit İngilizce açıklama: Possible, but not certain to happen.

  • The event remains contingent.
  • Insurance can cover losses from certain contingent events.
  • The plan allows for several contingent outcomes.

Eş anlamlılar: possible, uncertain

Zıt anlamlılar: certain, inevitable

Sık kullanılan kalıplar: contingent event, contingent outcome, contingent circumstances

isim

ASKERÎ BİRLİKC1

askerî birlik, askerî kuvvet

Daha büyük bir kuvvetin parçası olarak görev yapmaya gönderilen asker grubu.

Basit İngilizce açıklama: A group of soldiers sent to serve as part of a larger force.

  • A small contingent guarded the bridge.
  • The country sent a military contingent overseas.
  • Two contingents joined the peacekeeping force last month.

Nasıl kullanılır: a contingent of soldiers/troops (A contingent of troops arrived to guard the border.)

Eş anlamlılar: detachment

Sık kullanılan kalıplar: military contingent, peacekeeping contingent, contingent of troops

AYRILAN PAYC2

pay, hisse

Bir şey bölüştürülürken bir kişiye veya gruba ayrılan miktar.

Basit İngilizce açıklama: The share of something given to one person or group when it is divided.

  • Each town received its contingent of supplies.
  • The council calculated the village’s contingent.
  • Their allotted contingent was smaller than they had expected.

Eş anlamlılar: share, portion, quota

Sık kullanılan kalıplar: allotted contingent, contingent of supplies

contingent hakkında sık sorulanlar

contingent ne demek?

“contingent” Türkçede “bağlı” demektir. Ancak başka bir şey gerçekleşirse veya doğruysa gerçekleşen ya da geçerli olan.

contingent Türkçesi nedir?

contingent kelimesinin Türkçe çevirileri: bağlı, koşullu, geçici, olası, kesin olmayan, askerî birlik.

contingent nasıl okunur?

/kənˈtɪndʒənt/ diye okunur.

contingent cümle içinde nasıl kullanılır?

Payment is contingent on approval. Our trip was contingent upon getting enough funding.

contingent kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler